Buys türkçesi Buys nedir
- Pahasına elde etmek.
- Satın alma gücü olmak.
- Yutmak.
- İnanmak.
- Rüşvetle elde etmek.
- Almak.
- Kiralamak.
- Satın almak.
Buys ile ilgili cümleler
English: Ali buys two or three cameras every year.
Turkish: Ali her yıl iki veya üç kamera satın alır.
English: Ali buys our vegetables.
Turkish: Ali bizim sebzelerimizi satın alır.
English: Ali buys us vegetables.
Turkish: Ali bize sebze alır.
English: Ali almost never buys chocolate bars.
Turkish: Ali neredeyse hiç çikolata kalıbı almaz.
English: A merchant is a person who buys and sells goods.
Turkish: Bir tüccar malları alan ve satan bir kişidir.
Buys ingilizcede ne demek, Buys nerede nasıl kullanılır?
Overbuys : Ödeme sağlayabileceğinden daha fazlasını satın almak. Büyük miktarda satın almak. Fazla miktarda satın almak.
Buy a pig in a poke : Körü körüne satın almak. Gözü kapalı almak. Görmeden almak. İyice kontrol etmeden satın almak. Kandırılmak. Körü körüne alışveriş etmek. Körü körüne almak. Gözü kapalı satın almak. Bir şeyi görmeden satın almak.
Buy and sell : Aksata etmek.
Buy at first hand : Birinci elden satın almak.
Buy back : Bir ülkedeki kamu veya özel kesim fırmasının, diğer ülkedeki kamu veya özel kesim firmasına makine-donanım, üretim teknolojisi veya anahtar teslimi fabrika satması durumunda kurulacak tesislerde üretilecek malların, satış bedeli kadarlık kısmını veya bir bölümünü geri satın alması. Geri satın alma. Geri alım. Geri satın almak.
Buy for cash : Peşin satın almak. Peşin almak.
Buy forward : Önceden satın almak. Geleceğe yönelik alış yapmak. Stok yapmak.
Buy back agreement : Geri alım anlaşması. Bir ülkedeki kamu veya özel kesim fırmasının, diğer ülkedeki kamu veya özel kesim firmasına makine-donanım, üretim teknolojisi veya anahtar teslimi fabrika satması durumunda kurulacak tesislerde üretilecek malların, satış bedeli kadarlık kısmını veya bir bölümünü geri satın almasına dayanan anlaşma. Geri satın alım anlaşması.
Buy in bulk : Toptan satın almak.
Buy for ready money : Peşin satın almak. Peşin parayla satın almak.
İngilizce Buys Türkçe anlamı, Buys eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Buys ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Got : Başına gelmek. Yaptırmak. Başlamak. İdrak etmek. Edinmek. Yapmak. Etmek. Ele geçirmek.
Buy in : Satın alarak stoklamak. Temerrüt alış. Ortak olmak. Mezatta kendi malını satın almak. Geri satın alma. Müzayedeyle satılmakta olan bir şeyi satın almak. Satışa katkı. Hisse almak.
Chartering : Gemi kiralama. Tutmak. Tanımak (ayrıcalık). Vermek (patent).
Absorbs : Almak (dikkati veya enerjiyi veya zamanı veya parayı). İşgal etmek. Devralmak. Sönümlemek. Karşılamak (masrafı). Emmek (sıvıyı veya gazı veya ışığı veya sesi). Kendine katmak. Özümsemek. Sönümlemek (sarsıntıyı veya salınımı).
Charter : Kiralamak (uçak veya gemi vb'ni). Ferman. İmtiyaz vermek. Tutmak. Tanımak (ayrıcalık). Vermek (patent). Kiralama. Beyanname. Tutma.
Renting : Kira. Kiralama. Bir kimsenin, iyesi bulunduğu taşınmazın kullanımını, belirli bir süreyle ve belirli bir para karşılığında bir başkasına bırakmasını anlatan ikili ilişki. Kiraya verme. Kiraya vermek. Dağıtım. Yapımcılar ile oynatımcılar arasında aracılık yapan, oynatımcılara kiralamak üzere bir filmin dağıtım hakkını belirli bir süre için yapımcıdan satın alarak çalışan sinema işleyimi kolu. filmin yapımcıdan alınarak oynatımcıya kiralanması işi. Kiraya verilmek. Tutmanlık.
Repurchase : Yeniden satın alma. Geri satın almak. Tekrar satın almak. Yeniden satın almak. Vefa hakkı. Geri satın alma. Yeniden satınalma.
Acquires : Sonradan kazanmak. Edinmek. İktisap etmek. Sahip olmak. Ele geçirmek. Elde etmek. Yakalamak. Kazanmak.
Attribute : Nitelik. Dayandırmak. İzafe etmek. Yüklence. İsnat etmek. Yormak. Hamletmek. Sembol. Bir nesneye yüklenebilen nitelik ya da yüklem. Öznitelik.
Bribe : Bir işin yasa dışı olarak daha kolay ve çabuk yapılması için o işte görevli kişiye sağlanan ayni veya parasal çıkar. Ayartmak. Rüşvet yemek. İrtikap etmek. Rüşvet. Yemlik. Para yedirmek. Rüşvet vermek.
Buys synonyms : grease one's palms, buy food, impulse buy, buy up, subscribe, choose, engorges, borrow, admits, buying off, hires, purchase, accept, take out, acceptant, subscribe to, buy out, believed, hire out, acquire, buy into, engorge, pick out, select, get, believe, bet on, purchases, bend to, hire, buy off, job, borrows.
Buys zıt anlamlı kelimeler, Buys kelime anlamı
Sell : Beğendirmek. Üçkağıt. Kabul ettirmek. Oyun. Sattırmak. Kandırmak. Ele vermek. Dalavere. İnandırmak. Satılmak.

Bu kısımda Buys kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Buys ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Buys anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Buys ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.