Pay flexibility türkçesi Pay flexibility nedir

  • Ücreti bir isteklendirme aracı olarak kullanarak verimi ve karlılığı artırmayı amaçlayan firmaların, ücret yapısı ve düzeyini, değişen işgücü piyasasına ve karmaşık piyasa ekonomisi koşullarına göre uyarlayabilme serbestisi. krş. işlevsel esneklik, sayısal esneklik.
  • Ücret esnekliği.
  • İktisat alanında kullanılır.

Pay flexibility ingilizcede ne demek, Pay flexibility nerede nasıl kullanılır?

Pay : Toslamak. Ücret. Maaş dağıtmak. Para vermek. Karşılığını vermek. Vergin. Ücret ödemek. Ödeme. Para ödemek. Maaş.

Flexibility : Esnerlik. Sınıflamada, bina yapımında ya da benzeri bir çalışmada sonradan duyulacak gereksemeler için önceden göz önünde bulundurulan olanak. Esneklik. Elastikiyet. Bükülebilirlik. Bir gözlemci ya da gözlem aracının değişen durumlara, çeşitli koşullara uyabilme yeteneği. Fleksibilite. Kırılmadan esnek olarak bükülebilme özelliği. Esneklik açıklığı. Fizik, eskrim alanlarında kullanılır.

Pay a bribe to : Rüşvet vermek.

Pay a call : Tuvalete gitmek. Ziyaret etmek.

Pay a compliment : Kompliman yapmak. İltifat etmek.

Pay a formal visit : Resmi ziyarette bulunmak. Resmi temasta bulunmak.

Pay a left handed compliment : Kaş yapayım derken göz çıkarmak.

İngilizce Pay flexibility Türkçe anlamı, Pay flexibility eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Pay flexibility ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

 

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Pay flexibility synonyms : wage flexibility, a type mutual funds, ability to pay principle, ability to pay approach, a change in demand, abnormal budget, abolition of forced labour convention, a shift in demand.