Peer türkçesi Peer nedir

  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • deş.
  • Yaşıt.
  • Tay.
  • Belli belirsiz görünmek.
  • Karanlıkta hayal meyal görünen birşeye dikkatle bakmak.
  • Çıkmak.
  • Emsal.
  • Dikkatle bakmak.
  • Akran.
  • Asilzade.
  • Lord.
  • Akrandan biri.
  • Hayal meyal görünmek.
  • Bir parça görünmek.
  • Eş.

Peer ile ilgili cümleler

English: They peered inside.
Turkish: İçeriye dikkatle baktılar.

English: Ali peered inside.
Turkish: Ali içeriye dikkatle baktı.

English: Ali carefully peered inside the box.
Turkish: Ali kutunun içine dikkatle baktı.

Peer ingilizcede ne demek, Peer nerede nasıl kullanılır?

Peer domain : Eşin etki alanı.

Peer entities : Eşdüzey öğeler. Görevdeş öğeler.

Peer group : Akran kümesi. Yaşıtlar kümesi. Yaşıt kümesi. Akran grubu.

Peer into : -e dikkatle bakmak.

Peer pressure : Mahalle baskısı. Akran baskısı.

Peerage : Soyluluk. Soyluluk rütbesi. İngiliz asiller sınıfı. Soylular. Asiller. Asilzadelik. Asilzadeler sınıfı. Asalet.

Peered : Belli belirsiz görünmek. Çıkmak. Akran. Bir parça görünmek. Dikkatle bakmak. Tay. Yaşıt. Eş. Akrandan biri. Hayal meyal görünmek.

Peer to peer communication : Eşdüzeyler arası iletişim. Birebir iletişim.

Peerdom : Soyluluk. Asalet.

Peeress : Leydi. Soylu kadın.

İngilizce Peer Türkçe anlamı, Peer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Peer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Contemporaries : Eşzamanlı şey. Çağdaşlar. Aynı zamanda yaşamış olan kimse.

Alleles : Alel. Kalıtsal değişimden sorumlu olan genin birkaç alternatif varyasyonlarından biri (genetik). Aleller.

Peers : Grup üyeleri.

Cobber : (avustralya'da kullanılan terim) dost. Kanka. Badi. Arkadaş.

Beholds : Seyretmek. Bakmak. Dikkat etmek. Gözlemlemek. Farkına varmak. Görmek.

Nobleman : Soylu yönetimindeki ayrıcalıklı sınıf ve bu sınıfın üyesi. fransız devrimi sırasında soylu kişi ya da eski yönetim yanlısı. doğuşu ya da zeka, davranış üstünlükleriyle sivrilen kimse. Soylu.

Backup : Başkasının yerine geçmeye. Yedeğini almak. Yardım. Kopyalama. Yedekleme. Trafik sıkışıklığı. Yedek. Sıkışıklık. Destek.

Substitute : Yerine kullanmak. Yedek. Yerine geçmek. Yerine geçirmek. Yerini almak. Yedek oyuncu. Alternatif olarak kullanmak. Yerine çalıştırmak. Yerine koymak.

Climb : Yükselmek. Tırmanış. Aşama kaydetmek. Güçlükle çıkmak. Yokuş. Tırmanma. Sarılarak tırmanmak. Tırmanmak.

Absolute device : Mutlak aygıt. Salt aygıt.

Peer synonyms : backup man, isotope, someone, equal, looming, access mechanism, thai, fellows, eye, patrician, abort, noble man, acception, companions, loom, looms, come of, fill in, peered, reliever, colts, coeval, compeer, climbs, gangsta, foals, nobler, broken through, cobbers, townsman, fellowing, of the same age, better half.

Peer zıt anlamlı kelimeler, Peer kelime anlamı

Noblewoman : Soylu kadın. Soylu. Asilzade.

Lady : Sevilen kadın. Hatun. Hanım. Leydi. Bayan. Hanımefendi. Kadın. Sevgili. Eş.

Peer ingilizce tanımı, definition of Peer

Peer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of the same rank, quality, endowments, character, etc. To make equal in rank. To come in sight. To appear. To be, or to assume to be, equal. An equal. A match. A mate.