Peopling türkçesi Peopling nedir

  • İnsanın, az çok ya da bütünüyle boş bir bölgeyi ele geçirerek işlemesi, canlandırıp şeneltmesi.
  • Milletler.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Eller.
  • İnsanlar.
  • Halk.
  • Kalabalık.
  • Aile.
  • Yerleşme.
  • İnsan yerleştirmek.
  • Ulus.
  • Millet.
  • Bir kimsenin yakınları.

Peopling ingilizcede ne demek, Peopling nerede nasıl kullanılır?

Unpeopling : Nüfusunu azaltmak.

Peoplish : Adi. Bayağı. Kaba.

People : Kalabalık. Millet. Bir kimsenin yakınları. İnsanlar. Kimse. İnsan yerleştirmek. Halk. Kodak üyeleri. Milletler. Ulus.

People to notify : Bildirilecek kişiler.

Peopled : İnsan yerleştirmek. İnsanla doldurulmuş. İnsanla dolmuş.

All people : Tüm insanlar. Bütün insanlar.

Ancient peoples : Eski medeniyetler. Eski zamanlar toplumları. Yunanistan ve roma gibi tarihi yakın doğu krallıkları. Eski insanlar. Eski halklar.

Peoples capitalism : Halk kapitalizmi. Sanayide mülkiyetin, hisse senedi alımları aracılığıyla orta ve düşük gelir grupları dahil olmak üzere nüfusun geniş bir bölümüne yayıldığı iktisadi sistem.

Boat people : Kayıklı insanlar. Tekne ile gelenler. Çinliler 1979 yılında vietnam'ı istila ettikten sonra vietnam'ı küçük botlarla deniz yoluyla terk etmiş olan çinli insanlar. Tekne ile gelen kişiler. Ülkelerinden deniz yoluyla kaçan mülteciler. 1975'te vietnam savaşı sonrasında çinhindi bölgesini (kamboçya laos malezya myanmar singapur tayland ve vietnam'ı kapsayan bölgeyi) küçük botlarla deniz yoluyla kaçarak terk etmiş olan çinhintli mülteciler.

 

Peoples : Kavimler. Irk. Kavim. İnsanları bir yere yerleştirmek. Uluslar. Halk. Topluluk. Ulus. Kabil. Milletler.

İngilizce Peopling Türkçe anlamı, Peopling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Peopling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hominidae : İnsangiller. Hominide. Hominidae familyası. İnsangiller (antropoloji).

Emplacements : Mevzilenme. Yerleştirme. Top platformu. Yere koyma.

Aluvial terrace : Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme. Akarsu sekisi.

Commune : Senli benli konuşmak. Söyleşi. Senli benli konuşmak (argo terim). Söyleşmek. Avam. Konuşmak. Hasbıhal etmek. Sohbet etmek. Komünyon almak.

Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

Sapiens : Modern insan (homo sapiens teriminin bir bölümü).

Crops : Kesikler. Kursak. Ürün. Ekin. İşleme. Mahsul. Kırpıntılar. Kısa kesilmiş saç. Mahsulat. Hasat.

Others : Ahar. Ağyar. Diğer. Diğerleri. Başkaları.

General public : Kamu.

Nations : Akvam.

Peopling synonyms : caboodle, populate, reich, confluences, nation, communal, men and women, hands, aboriginal population, crop, habitation, guys, human race, family, commonweal, agricultural production, aluvial coast, community singing, menages, concourse, pop, inveteracy, housing, populating, general, rolling, people, folk, agricultural specialisation, congested, household, humans, they.

Peopling zıt anlamlı kelimeler, Peopling kelime anlamı

Unimpressive : Etkileyici olmayan.