Performers türkçesi Performers nedir

Performers ile ilgili cümleler

English: With both song and dance, the performers put on an excellent show.
Turkish: Hem şarkı hem de dans ile sanatçılar mükemmel bir gösteriyi sahneye koydular.

English: The design of the theatre enabled the audience to get up close and personal with the performers.
Turkish: Tiyatronun dizaynı, seyircilerin oyuncularla daha yakınlaşıp, özel bir bağ kurmalarını mümkün kıldı.

English: After the concert the performers celebrated with a party at a nearby restaurant.
Turkish: Sanatçılar konserden sonra yakındaki bir restoranda bir parti ile kutlama yaptılar.

Performers ingilizcede ne demek, Performers nerede nasıl kullanılır?

Bad performer : Kötü performans gösteren. Kötü oyuncu. Beceriksiz icracı. Kötü oyuncu veya şarkıcı.

Cabaret performer : Kabare artisti.

Circus performer : Sirkte bulunan çeşitli beceri oyuncularının tümü. Sirk sanatçısı.

Leading performer : Bir oyundaki en önemli ve en ön plandaki oyun kişisi. Başoyuncu.

Performer : Oyuncu. Müzisyen. Rolü yorumlayan oyuncu. Sanatçı. İcracı. Yerine getiren. Yerine getiren kimse. Bir konserde bir eseri çalan veya söyleyen kimse. Artist. Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Performance budget : İş bütçesi. Programlanan işe göre bütçeden para ayrılması. Bütçe taslağı. Performans bütçe. Uygulama bütçesi. Performans bütçesi. Kuruluşların programları çerçevesinde belirlenen amaç ve hedeflerine göre ödenek tahsislerinin yapıldığı ve istenilen sonuçların elde edilip edilmediğinin ölçüldüğü bütçe türü. Program bütçesi. Bütçe programı.

Performance based budget : Kuruluşların programları çerçevesinde belirlenen amaç ve hedeflerine göre ödenek tahsislerinin yapıldığı ve istenilen sonuçların elde edilip edilmediğinin ölçüldüğü bütçe türü. Performans bütçe.

Unperformed : Yerine getirilmemiş. Yapılmamış. Oynanmamış.

Underperformed : Tahmin edilen performansın altında kalmak. Umulandan daha düşük veya daha yavaş bir seviyede performans göstermek. Beklenenden daha düşük performans göstermek. Piyasa ortalamasının altında değere sahip olmak. (depozito hakkında) pazar ortalamasının daha altında bir oranı takdir etmek veya değer biçmek (finans).

Performance director : Gösteri sorumlusu. Gösterilerin, sırasından ve bunların düzenli bir biçimde gerçekleştirilmesinden sorumlu kişi.

İngilizce Performers Türkçe anlamı, Performers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Performers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Juggler : Jonglör. Hilebaz. Hilekar kimse. Akrobat. Hile. Hokkabaz. El çabukluğu ile birtakım şaşırtıcı numaralar yapan sanatçı.

Executers : İcra eden. Başaran. Yapımcı. Tatbik mevikiine koyan yürürlüğe koyan. Gerçekleştiren. İdam eden. Üstesinden gelen. Hükmü infaz eden. Uygulayan kimse.

 

Artisan : Zanaatla uğraşan kişi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Zanaatkar. Bir iş kolunda bütün incelikleri kapasyan nitelikte yetkili olan kişi. Sanatkar. Usta. Zanaatçı. Esnaf. Kendi emeği ve sermayesini kullanan, yanında az sayıda işçi çalıştıran, küçük sermaye ve zanaat sahibi.

Headliner : Önemli kimse. Star. (bir konserdeki) ana grup. Başrol oyuncusu. Tavan döşemesi. Assolist.

Wright : Wyoming eyaletinde yerleşim yeri. Bir soyadı. Iowa'da (abd) bir ilçe. Yapıcı. Wyoming'de (abd) bir kasaba. Usta. Zanaatkar. Minnesota eyaletinde şehir. İşçi.

Craftsmen : Esnaf. Sanatkar. Usta.

Cut up : Parçalamak. Hilebaz. Muzip. Üçkağıtçı. Kazıkçı. Acı çektirmek. Sarsmak. Ölmek. Hilekar. Acımasızca eleştirmek.

Executer : İdam eden. İcra eden. Başaran. Üstesinden gelen. Hükmü infaz eden. Tatbik mevikiine koyan yürürlüğe koyan. Gerçekleştiren kimse. Yapımcı. Gerçekleştiren. Uygulayan kimse.

Conjuror : Afsuncu. Sihirbaz. Bkz.conjurer. Hokkabaz.

Fire eater : Alevyiyen. Ateş yutan hokkabaz. Ateş yutan eğlendirici. Ateş yutan. Ağzındaki özel bir karışım yoluyla alev çıkaran ya da alev alev yanan çırayı ağzına sokup söndüren kişiye verilen ad. Ateş yiyen. Çıngar çıkaran kimse.

Performers synonyms : straight man, professional dancer, role player, rodeo rider, monologist, performing artist, exotic dancer, second banana, striptease artist, fire swallower, sightreader, fire walker, gamblers, instrumentalist, gambler, virtuoso, artists, geek, acting, implementer, savoyard, prestidigitator, frisky, wrights, stripteaser, operated, comic, craftsman, baton twirler, executant, fribbler, friskiest, actings.