Perfuse türkçesi Perfuse nedir

Perfuse ingilizcede ne demek, Perfuse nerede nasıl kullanılır?

Perfused : Serpilmek. Sıvamak. Üzerini sıvamak. Serpmek.

Superfuse : Dökülmek. Bir şeyin üzerine akıtmak. Bir şeyin üstüne akmak.

Perfusing : Serpmek. Sıvamak. Serpilmek. Üzerini sıvamak.

Perfusion : Perfüzyon. Serpme. Üzerini sıvama. Sıvı içitimi. Serpilme. Üzerine veya içine dökme. sıvı biçimindeki ilaçları vücuda verme.

Hemoperfusion : Hastanın heparinlendikten sonra, atardamardan bir infüzyon pompası yardımıyla boru sistemi içine sevk edilen kanın reçine veya etkin kömür tozu gibi adsorban bir maddeyle dolu bir kartuştan geçirilmesi ve bir toplardamardan tekrar dolaşıma döndürülmesi biçiminde yapılan, zehirli maddelerin kandan uzaklaştırması için uygulanan bir eliminasyon yöntemi. Hemoperfüzyon.

Perfumery : Lavantacılık. Parfümeri. Parfümcülük. Koku. Parfüm. Itriyat mağazası. Itriyat. Parfümler.

Perfumeries : Parfümcülük. Parfüm. Itriyat mağazası. Itriyat. Koku. Parfümler. Parfümeri.

Perfumers : Parfümcü. Parfümör.

Perfumed : Parfümlenmiş. Kokulu. Parfümlü.

Perfumes : Parfüm sürmek. Itriyat. Güzel koku vermek.

İngilizce Perfuse Türkçe anlamı, Perfuse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Perfuse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Asperse : Çamur atmak. İftira etmek. Alnına leke çalmak. İftira atmak. Alnına leke sürmek. Lekelemek.

Bloom : Dinç olmak. Açmak. Çiçek açmak. Mikroskobik alglerin aşırı çoğalması ve tabiatta gözle görülen koloniler oluşturması. Güzelleşmek. İç içe eklenmek. Gelişmek. Yüzüne renk gelmek. Külçe haline getirmek (demir).

Drawing up : Kaleme alma. Dikleştirmek. Yığılmak. Yazmak. Durmak. Yetişmek. Durdurmak (araba, at vb.). Dik tutmak. Ayarlamak.

Blossomed : Çiçeklenmek. Bahar açmak. Büyümek. Gelişmek. Canlanmak. Çiçek açmak. Açılmak. Çiçek vermek.

Besprinkles : Lekelemek. Saçmak.

Calcimining : Badana. Beyazlatmak. Kireç veya kalsimin ile kaplamak. Badanalamak. Badana yap. Yara bandı yapıştırmak. Badana yapmak.

Calcimines : Badana yapmak. Badana yap. Beyazlatmak. Yara bandı yapıştırmak. Kireç veya kalsimin ile kaplamak. Badanalamak. Badana.

Dabble : Merak sarmak. Sıçratmak. Hafifçe ıslatmak. Suda oynamak. Takılmak. Su serpmek. Amatörce uğraşmak. Su sıçratmak. Suyla oynamak.

Blossom out : Çiçek açmak. Güzelleşmek. Çiçeklenmek. Gelişmek.

Perfuse synonyms : perfusing, blooms, dabblings, calcimined, dispersing, draw up, flush, aspersing, bedaubs, open out, bedaub, be scattered, besprinkling, asperses, suffuse, bloomed, drizzles, dabbles, daub, dabbled, besprinkle, effloresced, aspersed, disperse, blossom, dabbling, effloresce, efflorescing, clart, be sprinkled, besprinkled, perfused, daubed.

Perfuse ingilizce tanımı, definition of Perfuse

Perfuse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To fill full or to excess. To suffuse.