Pericarps türkçesi Pericarps nedir

Pericarps ingilizcede ne demek, Pericarps nerede nasıl kullanılır?

Pericarp : Meyve örtüsü. Perikarp. Tohum zarı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tahıl tanelerini çeviren meyve kabuğu. Ovaryumun duvarından gelişen, ekzokarp, mezokarp, endokarptan oluşan meyve kabuğu. Meyve kabuğu.

Pericardia : Perikard. Kalp zarı.

Pericardiac : Perikardiyak. Kalp zarıyla ilgili olan. kalp çevresinde, kalbi çevreleyen.

Pericardial : Perikardik. Perikardial. Perikardiyal. Kalp dışzarına ilişkin.

Pericardial cartilage : Perikardiyal kıkırdak. Bazı balıklarda yüreği koruyan kıkırdak. Kalbi koruyan kıkırdak.

Pericardial cells : Perikart hücreleri. Böceklerde, vücuda giren yabancı maddeleri fagosite eden, sırtta iç organlardan bir bölme (sırt diyaframı) ile ayrılmış olan yüreğin iki yanındaki boşlukta bulunan özel hücreler.

Pericardial fluctuation sounds : Perikardiyal çalkantı sesleri. Ekzokardiyal üfürümler.

Pericarditis : Kalpte, perikart kesenin yangısı. genellikle de sistemik hastalıkların seyri sırasında ortaya çıkar, daima eksudatif karakterdedir. travmatik olaylar dışında genellikle kan yoluyla oluşur. Perikard iltihabı. Kalbi saran zarın iltihabı. Yürekzarı yangısı. Perikardit. Kalp zarı iltihabı. Kalp dışzarı yangısı. Perikarditis.

 

Pericardiectomy : Kalp kesesinin bir bölümünün cerrahi işlemle uzaklaştırılması. Perikardiyektomi. Perikardın cerrahi yolla çıkarılması.

Pericardiocentesis : Genellikle kalp kesesinde sıvı toplanıp toplanmadığını anlamak için kalp kesesine yapılan punksiyon, perikardiyal punksiyon. Ferikardiyosentfz. Perikardiyosentez.

İngilizce Pericarps Türkçe anlamı, Pericarps eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pericarps ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tegument : Deri. İçerisinde dev bir çekirdek veya çekirdek fragmentlerinin oluşabildiği sinistiyal sitoplazmik tip vücut örtüsü. tegument yassı solucanların (monogenea, digenea, cestoda) ve akantosefalaların larvalarının ve erişkinlerin yüzeyini kaplar, ancak erişkin paraziter yassı solucanların tegumentinde çekirdek bulunmaz. Kabuk. Zar. Tegument. Bir oluşumu dıştan örten tabaka.

Cover : Bir oyuncunun başka bir oyuncunun önüne kayarak seyircinin onu görmesini engellemek. yapılmayan bir işi yapılıyormuş gibi. göstermek için oyuncunun gövdesiyle, yaptığı işi seyircinin görüşüne kapaması, örnek : eğer masa lambasının üstünde lambayı yakacak bir düğme yoksa, o lambanın yanması anında ışıklar parlatılacaksa oyuncu lambayı gövdesiyle görüşe kapayıp yakar gibi yapar. Almak. Karşılık. İnanca. kağıt para karşılığı değerli maden. herhangi bir nesnenin karşılığı olan para. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi. bk. kefalet. İçermek. Kapatmak. Yetmek. Korumak. Üzerini kapatmak.

 

Aril : Tane. Arillus. Döllenmeden sonra bazı tohumların üzerinde oluşan ek örtü. Aril.

Pit : Çekirdek. Çopur bırakmak. Sekonder hücre duvarında derinlikleri, genişlikleri ve yapıları bakımından farklılaşmaları değişiklik gösteren küçük yuvarlak ya da oval şekilli çukurlar. Çukur. Koltuğun bazı sinemalarda uğradığı ikinci bölünme. Ciltte iz bırakmak. Müzikli tiyatro gösterileri düzenleyen tiyatrolarda sahne ile seyirci arasında bulunan ve orkestrayı alabilen çukur. Geçit. Orkestra çukuru. Bir kattan daha çok sayıda katları bulunan büyük tiyatrolarda, taban katın arka kesiminde, ondan biraz dahà yüksekteki seyir yerlerinin tümü.

Rinds : Dış yüzey. Deri. Kabuk. Dış görünüş.

Endocarp : Endokarp. Meyve perikarpının en içteki tabakası. Meyvenin içdokusu. Meyveiçi.

Burr : Hale. Küçük daire testeresi. Vırlama. Dikenli tohum kabuğu. Pürüz ve çapakları gidermek. Kozalak. Çapak. Kenar pürüzü. Ayla. Pürüz.

Seed vessel : Tohum kılıfı. Tohumlar içeren kabuk. Tohum kapçığı.

Bur : Delici. (yün) pıtrağını çıkarmak. Çapak almak. Dikenli tohum kabuğu. Kozalak. Tohumun dikenli kabuğu. Pıtrağını çıkarmak. Yün pıtrağını çıkarmak.

Covering : Koruma. Batma. Kabuk. Örtü. Mahfaza. Eli, ayağı, yüzü, deriyi; süt, yağ, un vb. yiyecekleri doğaüstü zararlı güçlerin etkisinden korumak amacıyla örtme, saklama. Tabaka. Kat. Perde.

Pericarps synonyms : natural covering, seed, pericarp, fruit coat, stone, carpel, rind, arils, exocarp, mesocarp, capsule, epicarp.