Perkitmek nedir, Perkitmek ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
İyice gererek, sıkıştırarak, vurarak sağlamlaştırmak : Cıvataları iyice perkittim.
Vurmak, fırlatmak: İki taş perkitti, öldürecekti.
Katılaştırmak.
Sağlamlaştırmak.
Eski türkçe berkitmek: kuvvetle çarparak birleştirmek.
Teknik terim anlamı:
[Bakınız: berkitmek].
Perkitmek anlamı, kısaca tanımı
Perk : Sağlam, güçlü. Katı, sert : Ekmeğin hamuru perk oldu. Çıta, ince tahta yapılan ağaç ve ağacın dış kısmı. Korku : Benim senden hiç perkim yok. Katı, sert. Korku, çekinme: Allah'tan başka kimseden perkim yok. [Bakınız: berk]
Perki : Tatlısu levreği (Perca fluviatilis).
Sağlamlaştırmak : Sağlam bir duruma getirmek, pekiştirmek.
Sağlamlaştırma : Sağlamlaştırmak işi.
Katılaştırmak : Katı duruma getirmek.
Katılaştırma : Katılaştırmak işi.
Birleştirmek : Bir araya getirmek.
Birleştirme : Birleştirmek işi, kombinasyon.
Berkitmek : Sağlamlaştırmak, tahkim etmek, takviye etmek.
Fırlatmak : Hızla atmak, bulunduğu yerden dışarı atmak.
Kuvvetle : Güçlü ve sağlam bir biçimde. Üzerinde durarak, direnerek.
Berkitme : Sağlamlaştırma, tahkim, takviye.
Fırlatma : Fırlatma işi. Kol ve bacağın vücudun orta çizgisinden türlü yönlere, son eklemine kadar hızla ve gergin olarak uzaklaştırılması.
Cıvata : Birbirine bağlanmak istenen ağaç veya demir parçalarının üzerinde hazırlanmış olan deliklerden geçirilerek ucuna somun takılıp sıkıştırılan iri başlı vida.
Sağlam : Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil. Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli. Gerçek, inanılır bir temeli olan. (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak. Zarar görmemiş, bozulmamış. Güvenilir.
Berkit : Ağustos.
Türkçe : Genel Türk dili. Türkiye Türkçesi.
Vurmak : Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Olumsuz yönde etkilemek. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Takmak, koymak, bağlamak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. İçki içmek. Olduğundan başka biçimde görünmek. Kadeh tokuşturmak. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Silahla yaralamak, öldürmek. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Hızla çarpmak. Çıkmak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Hızla değmek, çarpmak. Uygulamak, basmak, koymak. Manevi olarak yaralamak. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Desteklemek, dayamak. Dokunmak, hasta etmek. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Sürmek. Duyulmak, hissedilmek. Tavla oyununda pulu kırmak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Çarpma işlemini yapmak. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Bağlama, ilişkilendirmek.
Kuvvet : Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.
Gerere : İplik çıkrığı.
Diğer dillerde Perkin reaksiyonu anlamı nedir?
İngilizce'de Perkin reaksiyonu ne demek ? : perkin reaction

Bu kısımda Perkitmek nedir? Perkitmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Perkitmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Perkitmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.