Perlite türkçesi Perlite nedir

  • Volkanik cam.
  • İncitaşı.
  • İnci taşı.
  • Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Esas olarak erimiş sodyum potasyum alüminyum silikattan oluşan, cam gibi bir volkanik kayadan kabartılarak pudra durumuna getirilmiş bulunan, yem maddelerinin preslenmesinde yardımcı madde veya kekleşmeyi önleyici olarak en çok % 4 (ağırlıkça) kullanılan bir madde.
  • İncitaş.
  • Perlit.

Perlite ingilizcede ne demek, Perlite nerede nasıl kullanılır?

Fine perlite : İnce perlit.

Perlites : İncitaş. İnci taşı. Perlit. İncitaşı. Volkanik cam.

Perlitic : Perlitik. Perlitli. Perlite benzeyen.

Active hyperlink : Etkin üstbağ. Etkin bağ.

Dapperling : Cüce.

Hyperlink : Ortam ötesi bağ. Köprü. Üst bağ. Hiper bağ. Bağ. Bir hipermetin belgesinin bir kullanıcıyı başka bir hipermetin belgesine yönlendiren bölümü (bilgisayar).

Hyperlink converter : Üst bağ dönüştürücüsü. Hiper bağ dönüştürücüsü.

Hyperlinks : Köprüler. Bir hipermetin belgesinin bir kullanıcıyı başka bir hipermetin belgesine yönlendiren bölümü (bilgisayar). Köprü. Hiperbağlaç. Hiper bağ.

Followed hyperlink : İzlenen bağ.

Equine hyperlipidemia : At hiperlipidemisi. Midilli kısraklarında, gebeliğin geç dönemi ve emzirmenin erken dönemlerinde görülen, serumun süt benzeri görünümü, ishal, asidozisle birlikte karaciğer, böbrek, iskelet kasları ve kanda lipit düzeyinin artışıyla belirgin metabolizma hastalığı, at hiperlipemisi.

 

İngilizce Perlite Türkçe anlamı, Perlite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Perlite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clear : Berraklaşmak. Berrak. Belgin. İçerdiği taneciklerin çok küçük olmaları nedeniyle içinden geçen ışığın saçılmadığı çözeltilerin niteliği. Bir ya da birden çok bellek yerinin genellikle sıfır ya da boşluk damgası ile gösterilen, belirli bir duruma getirilmesi. Temize çıkarmak. Uzakta. Işık tutmak. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Açık olarak beli olan deneysel ve kuramsal verilere ilişkin.

Pass : Trapez cambazının bir trapezden ötekine geçip taşıyıcıya tutunması, taşıyıcıdan yine kendi trapezine geçmesi. geçiş'in üç evresi vardır: kaçış, akrobatik takla ve düşmeden trapezi yakalama. Onaylanmak. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Aktarma. Sınır boylarında yaşayanlara kısa süreler için sınırı geçebilmelerini sağlamak üzere resmi makamlarca verilen izin belgesi. Devretmek. Geçirmek. Futbol, bilgisayar, bilişim, iktisat, tarih, voleybol alanlarında kullanılır. Pas vermek. Briç pas demek.

Decriminalize : Suç olmaktan çıkarmak. Yasallaştırmak. Bir şeyi yasal yapmak (örneğin, esrar). Decriminalise.

Consent : Rızası olmak. Razı olmak. Rıza göstermek. Razı gelmek. Onay. Rıza. Muvafakat etmek. İzin. İzin vermek. Kabul etmek.

Favour : Onaylama. Onaylamak. Koruma. Lehinde olmak. Hediye (sürpriz). İltimas etmek. İltimas. Vermek. İyilik etmek. Onay.

 

Put up : Açmak (şemsiye). Yığmak. Havaya kaldırmak. Konservesini yapmak. Artırmak (fiyat). Düzenlemek. Kaldırmak. Misafir etmek. Önceden ayarlamak. Kalmak.

Allow : Hesaba katmak. Koyvermek. Fikrinde olmak. Bırakmak. İtiraf etmek. Göz önüne almak. Vermek. İzin vermek. İmkan vermek. Sağlamak.

Suffer : Değer kaybetmek. -e uğramak. Acısını çekmek. Çekmek. Göz yummak. Zarar görmek. (acı) çekmek. Cefa çekmek. Kıvranmak. Katlanmak.

Stomach : Tahammül etmek. Mide. İstek. Heves. Katlanmak. Hazmetmek. Karın. Sindirmek. Sineye çekmek. Dayanmak.

Perlite synonyms : letter of mark and reprisal, hunting licence, fishing permit, legal instrument, learner's permit, fishing license, driver's license, liquor licence, occupation license, driver's licence, hunting license, hunting permit, allow in, occupation licence, liquor license, wedding licence, fishing licence, liberty chit, perlites, licence, favor, pearlite, decriminalise, digest, grant, letter of marque, include, official document, legal document, instrument, bear, abide, stick out.

Perlite zıt anlamlı kelimeler, Perlite kelime anlamı

Refuse : Refüze etmek. Döküntü. Artık. Çöp. Geri çevirmek. Süprüntü. Ayak diremek. Kaçınmak. İzin vermemek. Kabul etmemek.

Criminalise : Yasadışı yapmak. Suçlu muamelesi yapmak. Yasa dışı olduğunu beyan etmek. İllegal ilan etmek. Bir kimseyi suçlu duruma düşürmek. Suçlu yaratmak. Yasadışı olarak duyurmak. Mücrimleştirmek. Yasaklamak. Bir kimseye suçlu muamelesi yapmak (ayrıca criminalize).

Forbid : Haram etmek. Memnu kılmak. Menetmek. Yasaklamak. Olanak vermemek. Men etmek. Yasak etmek. Engel olmak.

Perlite antonyms : outlaw, disallow, criminalize, reject, prevent.

Perlite ingilizce tanımı, definition of Perlite

Perlite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as Pearlite.