Perpetrators türkçesi Perpetrators nedir

Perpetrators ingilizcede ne demek, Perpetrators nerede nasıl kullanılır?

Perpetrator : Mücrim. Adı karışan. Suç işleyen. Fail. Suç işleyen kimse. Sanık. Mürtekip. İrtikap eden. Suçlu.

Perpetrate : Kötü yapmak. Yapmak. Suç işlemek. İşlemek (suç). İka etmek. İşlemek. Yapmak (hata vb.). Yapmak (hata). İrtikap etmek. İşlemek (suç vb).

Perpetrated : İşlemek (suç). Kötü yapmak. İşlenmiş (suç). Yapmak (hata vb.).

Perpetrates : Yapmak (hata vb.). İka etmek. İşlemek (suç vb). İşlemek (suç). İşlemek. Suç işlemek. İrtikap etmek. Yapmak (hata). Kötü yapmak. Yapmak.

Perpetrating : İka etmek. İşlemek (suç vb). Suç işlemek. Yapmak. İrtikap etmek. Yapmak (hata vb.). İşlemek. Yapmak (hata). İşlemek (suç). Kötü yapmak.

Perpetrations : Kötü bir şey yapma. Yapma (kötü bir şey). İşleme. İşleme (suç). İka etme. İrtikap. İka. Suç işleme. Yapma.

Perpetration : Kötü bir şey yapma. Yapma (kötü bir şey). İşleme (suç). İka etme. İrtikap. İka. Yapma. Suç işleme. İşleme.

İngilizce Perpetrators Türkçe anlamı, Perpetrators eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Perpetrators ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Maker : Bono imzalayan kimse. Yapımcı. Yapıcı. Keşideci. Yapan. İmzalayan kimse. Yaratan. İmalatçı.

 

Actor : Tiyatrocu. Oyuncu. Bir olayda yer alan kimse. Bir oyun kişisini, bilgisi, tekniği ve yaratışı ile canlandıran ya da gösteren sahne sanatçısı. oyun oynama eyleminde bulunan sanatçı. Erkek oyuncu. Aktör. Bir oyunda rol alabilecek teknik ve güzel duyusal yetkinliğe ulaşmış erkek sahne sanatçısı. Katılımcı. Bir oyun kişisini, sanatçı yaradılışı ve bilgisi ile, canlandıran ya da gösteren tiyatro sanatçısı. oyun oynama eylemini yapan kişi. (erkek ya da kadın).

Agency : Aktör. Organ. Temsilcilik, temsilcilik işyarı, temsil ilişkileri, temsil yetkileri, temsil anlaşması gibi konular üzerinde çalışma ve iş yapma gücü. Acente. Aracılık. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. Acente temsilciliği. Temsilci. Tecimyerlik.

Culprit : Zanlı. Mücrim. Suçlu. Hükümlü. Maznun. Sanık.

Principal : Başlıca. Ana para. En önemli. Şef. Akreditif amiri. Baş. Temel. Başkan. Yönetici. Asıl.

Wronger : Daha yanlış. Hatacı. Yanlışçı. Yanlış yapan kimse. Suçlu.

Principals : Anapara. Anamal. Düellocu. Asli failler. Şef. Okul müdürü. Sermaye. Müvekkil. Başkan.

Offender : Suçlu. Suç işlemiş kimse. Kabahatli. Suç işleyen. Mücrimin.

Perpetrator : İrtikap eden. Suçlu. Mürtekip. Suç işleyen. Adı karışan. Mücrim. Suç işleyen kimse. Sanık.

Agent : Bilgisayar, gümrük, iktisat, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. İş görevlisi. Yapan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yürüten gerçek veya tüzel kişi. Bulaşıcı mikroorganizmaları veya organizma üzerinde etkili olabilecek kimyasal maddeleri tanımlamak için kullanılan terim. Araç. Faktör. etken. Satış temsilcisi. Acente.

Perpetrators synonyms : culprits, makers, doer, wrongdoer, doers.