Perpetrate türkçesi Perpetrate nedir

  • İşlemek (suç vb).
  • Kötü yapmak.
  • Yapmak (hata vb.).
  • İka etmek.
  • İrtikap etmek.
  • İşlemek.
  • Suç işlemek.
  • Yapmak (hata).
  • Yapmak.
  • İşlemek (suç).

Perpetrate ile ilgili cümleler

English: A high proportion of crime in any country is perpetrated by young males in their teens and twenties.
Turkish: Herhangi bir ülkedeki suçun büyük kısmı 10' lu 20' li yaşlardaki genç erkekler tarafından işlenmektedir.

Perpetrate ingilizcede ne demek, Perpetrate nerede nasıl kullanılır?

Perpetrated : İşlemek (suç). Kötü yapmak. Yapmak (hata vb.). İşlenmiş (suç).

Perpetrates : İşlemek (suç). Yapmak. İşlemek (suç vb). Suç işlemek. Yapmak (hata). Kötü yapmak. İka etmek. Yapmak (hata vb.). İşlemek. İrtikap etmek.

Perpetrating : İşlemek (suç). İka etmek. İrtikap etmek. İşlemek. Kötü yapmak. İşlemek (suç vb). Yapmak. Suç işlemek. Yapmak (hata vb.). Yapmak (hata).

Perpetration : Yapma. İka etme. Kötü bir şey yapma. Yapma (kötü bir şey). İşleme. Suç işleme. İşleme (suç). İrtikap. İka.

Perpetrations : İka etme. Yapma. Yapma (kötü bir şey). İka. İşleme. İşleme (suç). Suç işleme. İrtikap. Kötü bir şey yapma.

Perpetual motion : Erke sağlamadan sürüp gidecek bir devinim. (ısıldevimbilime göre böyle bir devinim gerçekleşemez, düşseldir.). Bir kez başlayınca beslemese de durmaksızın sürecek bir işlerge devinimi. Sürgit devinim. Durmaz devinim. Sür-git devinim. Devridaim. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Devamlı hareket.

 

Perpetrators : Fail.

Perpetualness : Öncesizlik.

Perpetual bond : Bir vade ile sınırlı olmayan borç senedi. Süresiz tahvil. Vadesiz tahvil. Sahibine sabit bir faiz geliri kazandıran, ancak vade tarihi olmayan dolayısıyla anapara ödemesi yapılmayan (itfa edilmeyen) devlet tahvili. krş. sürekli borçlar.

Perpetual inventory : Daimi envanter. Sürekli envanter. Devamlı stok kaydı usulü. Sürekli stok yenileme. Sürekli sayım. Devamlı stok. Eldeki malların nicelik ve değerlerinin yazılışlarını ve sayışmanlık belgelerinde sürekli olarak gösteren sayışım. Devamlı envanter.

İngilizce Perpetrate Türkçe anlamı, Perpetrate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Perpetrate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cultivate : Ekmek. Yetiştirmek. Ekip biçmek. Toprağı işlemek. İlerletmek. Kendini adamak. Tarlayı sürmek. Beslemek. Geliştirmek. Dostluğunu kazanmak.

Concoct : Birbirine karıştırarak hazırlamak. Karıştırmak. Bir şeyler karıştırmak veya kaynatmak. Kafadan atmak. Birbirine karıştırıp hazırlamak. Tertip etmek. Uydurmak (hikaye veya yalan). Hazırlamak. Uyduruvermek.

Sins : Taksirat. Günah işlemek.

Getting into trouble with the law : Başı kanun ile belada olmak.

Misappropriating : Emanete ihanet etmek. Zimmetine para geçirmek. Zimmete geçirmek. Emanete hıyanet etmek. Kötüye kullanmak. Zimmetine geçirmek. Çalmak. Haksız olarak almak.

Farm : Ekmek. Ekip biçmek. Çiftlik evi. Çiftlik. Tarım ve hayvancılıkla uğraşılan, kimi tarım ve hayvan ürünlerinin işlendiği, tek evle köy arası bir kırsal yerleşme türü. Sürüp ekmek. Kira ile vermek. Tarımsal üretimin yapıldığı, üzerinde ev, ahır, depo gibi yapılarla sulama araçları gibi çeşitli donanımların bulunduğu alan. Coğrafya, iktisat alanlarında kullanılır.

 

Commit an offense : Cürüm işlemek.

Concocted : Tertip etmek. Birbirine karıştırarak hazırlamak. Karıştırmak. Hazırlamak. Uydurmak. Bir şeyler karıştırmak veya kaynatmak. Kafadan atmak. Uydurmak (hikaye veya yalan). Uyduruvermek.

Farmed : Yetiştirmek. Kiraya vermek. Sürülmüş (tarla). Ekip biçmek. Çiftçilik yapmak. İşlenmiş (toprak).

Architect : Mimar. Yaratıcı. Planlamak. Tasarlamak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sanat yönetmeni. Bir filmin bezemlerinin hazırlanmasıyla ilgili tüm işleri yöneten kimse.

Perpetrate synonyms : perpetrates, acquit oneself, peculate, sinning, commit an offence, make, peculated, recommit, misappropriate, commit a crime, accomplishes, farms, commit, peculates, discoursing, cultivating, accomplishing, act, perpetrated, discourses, builds, offends, accomplish, build, take a bribe, misappropriates, embezzle, pull, engraves, break the law, brand, offend, carry into effect.

Perpetrate zıt anlamlı kelimeler, Perpetrate kelime anlamı

Refrain : Çekinmek. Kaçınmak. Frenlemek. Geri durmak. Alıkoymak. Sakınmak. Kendini tutmak. Nakarat.

Perpetrate ingilizce tanımı, definition of Perpetrate

Perpetrate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to perpetrate a foul deed. To be guilty of. To do or perform. To execute, commonly in a bad sense. To commit (as a crime, an offense). To carry through.