Sins türkçesi Sins nedir

  • Günah işlemek.
  • Suç işlemek.
  • Taksirat.

Sins ile ilgili cümleler

English: He committed many sins in his youth.
Turkish: Gençliğinde birçok günahlar işledi.

English: The seven deadly sins are: pride, envy, greed, anger, lust, gluttony and sloth.
Turkish: Yedi ölümcül günah şunlardır: kibir, kıskançlık, açgözlülük, öfke, şehvet düşkünlüğü, oburluk ve tembellik.

English: Yes, I said that murder is a sin, but I never said that sins are wrong.
Turkish: Evet, cinayetin bir günah olduğunu söyledim ama günahların yanlış olduğunu asla söylemedim.

English: He confessed his sins to the pastor.
Turkish: O, papaza günahlarını itiraf etti.

English: Can you recite the names of the seven deadly sins according to the Christian religion?
Turkish: Hristiyan dinine göre yedi ölümcül günahın isimlerini ezberden okuyabilir misin?

Sins ingilizcede ne demek, Sins nerede nasıl kullanılır?

Seven deadly sins : Yedi ölümcül günah. Şeytanın veya kötülüğün dünyadaki yedi ana kategorisi veya ölçüsü (hristiyanlık).

Adhesins : Konak hücredeki almaçlara bağlanabilen mikroorganizmaya ait yüzey yapıları. Adezinler.

Assassins : Suikastçılar. Suikastçı. Kiralık katil. Suikastçi. Suikast yapan. Katil. Haşhaşi. Haçlıları öldürmeyi hedeflemiş pers ve suriye'deki müslüman radikal grup.

 

Basins : Kara ile çevrili liman. Leğen. Koy. Yalak. Havza. Havuz. Kase.

Cathepsins : Karaciğer, dalak, böbrek gibi çoğu hayvan dokularında bulunan, bazı hastalıklarda ve ölümden sonra hücre içi sindirimde görev yapan, lizozomlarda bulunan bir grup proteolitik enzim. Katepsinler.

Misinstructed : Yanlış yönlendirmek.

Moccasins : Zehirli suyılanı (amerikan ingilizcesi). Kızılderili çarığı. Yumuşak deriden çarık. Mokasen. Makosen.

Misinstructing : Yanlış yönlendirmek.

Pepsins : Pepsin.

Lysins : Lizin. Hücre eriten.

İngilizce Sins Türkçe anlamı, Sins eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sins ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chant : Slogan atmak. İlahi. Şarkı söylemek. Şarkı söyleyerek kutlamak. Tezahürat yapmak. Şarkı söyleme. İlahi söylemek. Terane tutturmak. Monoton bir sesle söylemek. Monoton bir melodiyle söylemek.

Verbalise : Sözle anlatmak. Dile getirmek. Sözle ifade etmek. Ağız kalabalığı etmek. Söze dökmek. Fiile çevirmek. Sözleştirmek. Sözelleştirmek. Geveze olmak. Sözcüklere dökmek.

Commit an offence : Cürüm işlemek.

Break the law : Kanun çiğnemek. Yasa çiğnemek. Kanunu çiğnemek. Yasal bir kurala riayet etmeme. Kanuna karşı gelmek. Yasaya karşı gelmek. Yasayı çiğneme. Yasayı çiğnemek. Yasaları çiğnemek.

Descant : En yüksek sesle şarkı söylemek. En yüksek sesten şarkı söylemek. Beste. Hararetle okumak. Hararetli konuşma. Nağme. En yüksek ses. Hararetli okuma. Melodi. Birkaç sesle okunan parçada en yüksek ses.

Tweedle : Islık çalmak. Kıvırmak. Yüksek perdeden sesler çıkarmak. Sarmak. Bükmek. Müzik aletini hafifçe çalmak. Tatlı tatlı bir müzik enstrümanı çalmak. Cıvıldamak. Keman çalmak. Bukle yapmak.

 

Perpetrate : Yapmak (hata). Yapmak (hata vb.). İrtikap etmek. İşlemek. İşlemek (suç vb). Yapmak. Kötü yapmak. İşlemek (suç). İka etmek.

Yodel : Sesinin perdesini sık sık değiştirerek şarkı söylemek. Tril. Trilli şarkı söylemek.

Trill : Şakımak. Sesini titretmek. Ses titremesi. Sesi titremek. Tril. Terane. Titrek sesle söylemek. Titrek sesle şakımak. Sesi titretmek. Titreyerek konuşmak.

Vocalize : Sesli harf yerine kullanmak. Noktalamak (harf). Seslendirmek. Vokal yapmak. Ağızlamak. Sesli duruma getirmek. Ünlüye dönüştürmek.

Sins synonyms : solmizate, transgress, treble, transgressed, sinning, commit a sin, stumble, offends, stumbles, erred, stumbled, utter, stumbling, place, minstrel, commit a crime, choir, warble, troll, commit sin, talk, carol, sing along, perpetrating, psalm, vocalise, mouth, err, hum, belt out, commit an offense, chorus, offend against.

Sins zıt anlamlı kelimeler, Sins kelime anlamı

Righteousness : Doğruculuk. Erdem. Doğruluk. Dürüstlük. Salah.

Venial sin : Affedilebilir günah. Affedilir günah. Affedilebilir suç. Bağışlanabilir günah.

Sins antonyms : mortal sin, original sin, actual sin.