Farmed türkçesi Farmed nedir
- İşlenmiş (toprak).
- Ekip biçmek.
- Yetiştirmek.
- Kiraya vermek.
- Çiftçilik yapmak.
- İşlemek.
- Sürülmüş (tarla).
Farmed ingilizcede ne demek, Farmed nerede nasıl kullanılır?
Farmer : Geçimini tarım etkinliği yaparak sağlayan kimse. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Çiftlik sahibi. Yetiştirici (tavuk vb.). Çiftçi. Rençper.
Farmer soldiers : Tarımsal bir yerleşke kuran askerler.
Farmers : Çiftçi. Yetiştirici (tavuk vb.). Çiftçiler. Çiftlik sahibi.
Farmers lung : Çiftçi akciğeri. Sığırlarda, micropolyspora faeni gibi termofilik actinomycete'lerin sporlarına karşı arthus tipi alerjik hastalık. çiftçilerde de bu sporların solunum yoluyla alınması sonucu benzer hastalık tablosu görülür, alerjik alveolitis, aşırı duyarlılık pnömonitisi.
Farmers registration system : Çiftçi kayıt sistemi. Sağlıklı tarım politikaları oluşturmak, güncellemek, geliştirmek ve tarımsal desteklemeleri denetlemek ve izlemek için oluşturulan, çiftçiye ait kişisel bilgiler, sahip olduğu arazi büyüklüğü ve ürün türü gibi bilgilerin kaydedildiği sistem.
Baby farmer : Bebek bakıcısı.
Subsistence farmer : Çiftçinin yalnızca kendi gereksinimlerini karşılamak için üretim yapması. Geçimlik çiftçilik.
Stock farmer : Sığır yetiştiricisi. Büyükbaş hayvan yetiştiricisi. Büyükbaş yetiştiren çiftçi. Besici.
Fish farmer : Balık yetiştiricisi.
Farmery : Çiftlik evleri. Bir çiftlikte olması lazım gelen binalar. Çiftlik binası. Çiftlik ve içindeki binalar.
İngilizce Farmed Türkçe anlamı, Farmed eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Farmed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Civilising : İşlemek (toprak). Medenileşme. Uysallaştırmak (ayrıca 'civilize'). Medenileştirme. Eğitmek. İlerletmek. Uygarlaştırma. Geliştirmek. Okutmak.
Plowed : Sınıfta bırakmak. Saban ile sürülmüş. Pullukla sürmek. Yarıp geçmek. Çizmek. Yarmak. Sabanla sürmek.
Erstwhile : Sabık. Vaktiyle. Eskiden. Eski. Bir zamanlar. Bir zamanlarki. Önceden.
Forester : Orman görevlisi. Orman memuru. Ormancı. Korucu. Orman sakini. Orman bekçisi.
Coach : Yolcu vagonu. Eğitmek. Koçluk yapmak. Fayton. Özel hocalık yapmak. Özel ders vermek. Antrenörlük yapmak. Antrenör. -e özel ders vermek. Antrenman yaptırmak.
Granger : İowa eyaletinde şehir. Çiftçi birliği üyesi. Washington eyaletinde yerleşim yeri. Missouri eyaletinde yerleşim yeri. Çiftçi. New york eyaletinde yerleşim yeri. Wyoming eyaletinde yerleşim yeri. Yetiştirici. (kuzeybatı abd'de kullanılan ifade).
Commit : Teslim etmek. Söz vermek. Taahhüt etmek. Adamak. Yapmak. Emanet etmek. İrtikap etmek. Önermek. Kalkışmak. Suç işlemek.
Discourses : Konuşma. Ciddi ve ayrıntılı bir şekilde yazmak. Araştırma. Konuşmak. Nutuk. Üzerinde durmak. Tez. Söylev vermek. Ayrıntılı bir şekilde konuşmak.
Past : Geçe. Dilb.geçmiş. Yanından geçerek. Bitmiş. -sız. Olmuş. Geçmişte kalan. Geçmiş zaman. Sabık. Uzağında.
Brands : Lekelemek. Derin etki bırakmak. Damgalamak. Dağlamak. Markalamak.
Farmed synonyms : plantation owner, contadino, stock raiser, sodbuster, dairy farmer, jobs, old, disciplining, grower, husbandman, discoursing, ploughed, coached, cultivates, let, follow the plow, job, planter, bred, cultivator, rent, farm, bring up, creator, farm out, cultivating, dairyman, let out, coaches, smallholder, follow the plough, agriculturist, discourse.
Farmed zıt anlamlı kelimeler, Farmed kelime anlamı
Future : Fiilin gösterdiği oluş, kılış ve durumun geleceğe bağlı olduğunu belirten zaman. bk. gelecek zaman kipi. Vadeli. Ati. Gelecek zaman kipi. İleri. Gelecekte olacak şey. Gelecek. Filin anlattığı işin şimdiki zamandan sonraki bir zamana ait olduğunu gösteren kip. türkçede bir oluş ve kılışın gelecekte kesin olarak gerçekleşeceğini gösteren ek, -acak ekidir: dik-ecek, anlat-acak, sar-acak gibi. bu ek şahıs ekleri ile genişletilerek çekimli fiil olur. insanlara yalnız onlardan aldığımı vereceğim (t. buğra, yalnızlar, s. 102). yarın ben de onu bana gönderen makamın huzuruna çıkarak neşredilme imkanları aramakta olan dört kitabımdan söz açacağım bakalım, beni nereye gönderecek (a. n. asya, ayın aynası, s. 71). meçhul yerlere doğru gideceğim, oradan kendimi en meçhule atacağım (peyami safa, bir tereddüdün romanı, s. 184). biraz sonra o, belki hepiniz bana nasihat vermeğe kalkacaksınız (a. h. tanpınar, huzur, s. 255). fakat, evvela cibalıya kadar yürüyeceğiz orada bir arkadaşa haber vereceğim (p. safa, mahşer, s. 292). vb. karşıtı geçmiş zamandır. bk. bildirme kipleri. İstikbal.
Present : Temsil etmek. Hediye. Takdim etmek. Bugünkü. Mevcut. Şimdiki zaman. Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Şimdiki. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Göstermek.
Unarmed : Silahsız. Savunmasız. Korumasız. Silahsızlandırılmış.

Bu kısımda Farmed kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Farmed ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Farmed anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Farmed ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.