Persecuted türkçesi Persecuted nedir

  • İşkence etmek.
  • Acı çektirmek.
  • Eziyet etmek.
  • Perseküte.
  • Eziyet görmüş.
  • Sıkıntı vermek.
  • Zulme uğrayan.
  • Zulme uğramış.

Persecuted ile ilgili cümleler

English: He persecuted people for their religion.
Turkish: O, insanlara kendi dinlerinden dolayı acı çektirdi.

English: Ali felt persecuted.
Turkish: Ali zulme uğramış hissetti.

English: The Romans persecuted the Christians.
Turkish: Romalılar Hristiyanlara zulmettiler.

English: They were persecuted.
Turkish: Onlara eziyet edildi.

English: The Romans persecuted Christians.
Turkish: Romalılar Hristiyanlara zulmetti.

Persecuted ingilizcede ne demek, Persecuted nerede nasıl kullanılır?

Persecute : Gadretmek. İşkence etmek. Canını yakmak. Acı çektirmek. Zulmetmek. Rahat bırakmamak. Zulüm yapmak. Eziyet etmek. Rahat vermemek. Sıkıntı vermek.

Persecutes : Acı çektirmek. Zulüm yapmak. Canını yakmak. İşkence etmek. Rahat vermemek. Sıkıntı vermek. Eziyet etmek. Rahat bırakmamak. Zulüm etmek. Gadretmek.

Persecuting : Acı çektirmek. Zulüm yapmak. Rahat vermemek. İşkence etmek. Canını yakmak. Eziyet etmek. Rahat bırakmamak. Zulüm etmek. Gadretmek. Sıkıntı vermek.

Persecution : Zulmetme. İşkence. Eziyet. Canını yakma. Eziyet etme. Zulüm. Perseküsyon.

Persecutions : İşkence. Eziyet. Perseküsyon. Zulmetme. Zulüm. Eziyet etme. Canını yakma.

 

Hypersecretion : Aşırı salgı. Aşırı salgılanma. Bir bezin salgısının normalin üzerinde olması, hipersekresyon. Hipersekresyon. Aşırı sekresyon.

Persecutor : Zalim. Eziyet çektiren. İşkenceci. Eziyet eden kişi. Zorba.

Delusion of persecution : Kötülük görme kuruntusu. Zulüm kuruntusu. Zulüm görme sanrısı. Kötülük görme sanrısı. Kendisine kötü davranılacağı yanılsaması.

Persecutors : Eziyet eden kişi. Zorba. Eziyet çektiren. İşkenceci. Zalim.

İngilizce Persecuted Türkçe anlamı, Persecuted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Persecuted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gadfly : Israrcı kimse. Atsineği. Sığır sineği. At sineği. Yapışkan tip. İki santimetre uzun olabilen, genellikle kırda yaşayan ve hayvanlara saldıran esmer sinek.

Frustrate : İşini bozmak. Engellemek. Kösteklemek. Düş kırıklığına uğratmak. Yıldırmak. Bozmak. Ket vurmak. Set çekmek. Engel olmak. Hayal kırıklığına uğratmak.

Torments : Azap çektirmek. Eziyet. Azap vermek. Zulmetmek. İşkence yapmak. Azap. Canını yakmak.

Tormenter : İşkenceci. Eziyet eden kimse. Zorba. Zalim. Eziyet çektiren.

Rag : Kırıntı. Kesik tempolu müzik. Fırça atmak. Alay etmek. Kırpık. Eski püskü giysi. Çaput. Takılmak. Azarlamak. Adi gazete.

Persecute : Rahat vermemek. Zulmetmek. Canını yakmak. Zulüm yapmak. Gadretmek. Zulüm etmek. Rahat bırakmamak.

Tormented : İşkence edilmiş. İşkence görmüş.

Clogs : Tıkanmak. Tıkamak. Dolmak. Pıhtılaşmak. Kösteklemek. Takunyalar. Doldurmak. Engellemek.

Chevies : Avlamak. Avlanmak. Sıkmak.

 

Besets : Rahat bırakmamak. Etrafını sarmak. Sıkıştırmak. Dört bir yandan saldırmak. Etrafını çevirmek. Rahat vermemek. Sarmak. Kuşatmak.

Persecuted synonyms : witch hunter, agonises, agonizes, excruciate, domineer, purge, baited, martyred, oppress, chevy, clog, clogging, burden, scourge, afflicts, cuss, clogged, persecuting, beset, badgering, crucifying, blighter, martyring, torment, tantalizer, tantaliser, afflict, agonize, grills, cut up, dragooned, distress, grill.

Persecuted zıt anlamlı kelimeler, Persecuted kelime anlamı

Rehabilitate : Sağlığına kavuşturmak. Islah etmek. Eski haklarını iade etmek. Hakları geri vermek. Yararlı duruma getirmek. Tedavi ederek sağlığına kavuşturmak. İyileştirmek. İade etmek (hak). Eski görev. Eski haline getirmek.

Unformed : Şekilsiz. Biçimlenmemiş. Oluşmamış. Gelişmemiş. Yaratılmamış. Şekillenmemiş. Biçimlendirilmemiş. Biçimsiz.