Personal loan türkçesi Personal loan nedir

  • Bankaların, genellikle bir güvence aramadan müşterileriyle ikili ilişkileri çerçevesinde açtıkları sınırlı miktardaki kredi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Kişisel kredi.
  • Bireysel kredi.

Personal loan ingilizcede ne demek, Personal loan nerede nasıl kullanılır?

Personal : Bedensel. Kişisel ilanlar sayfası. Kişiye özel. Menkul. Şahsa özel. Özel. Hususi. Zati. Kişisel. Kişiye yönelik.

Loan : Borç. Ödünç verme. Para, mal veya para cinsinden bir değerin belirli bir vade ve koşulla geri alınmak üzere verilmesi. Kredi. Öneli geldiğinde geri alınmak ve ürem sağlamak amacıyla belirli bir süre için ödünç para verme. Kitabın belirli süre için bir okuyucuya ödünç verilmesi ile ilgili olan ve kitabın, kim tarafından alındığını, ne zaman geri getirilmesi gerektiğini belirten kaydı tutma işi. Ödünç vermek. Bir iktisadi karar biriminin bir diğerine karşı ödemesi gereken para veya yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülük. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ödünç verilen şey.

Personal account : Kişisel hesap. Şahsi hesap. Bireysel hesap.

Personal accousts : Kişisel sayışımlar. Kişisel ya da ortaklıklar adına açılan sayışımlar. gerçek ve tüzel kişilere yapılan ödemelerle onlardan sağlanan paraları gösteren sayışımlar.

 

Personal address book : Kişisel adres defteri.

Personal adventure : Belirli bir yiğidin çevresinde oluşan sürükleyici ve coşkulu olayları konu alan serüven, bk. serüven, alışılmış masal. krş. kişisel saga, kişisel masal. Kişisel serüven.

İngilizce Personal loan Türkçe anlamı, Personal loan eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Personal loan ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

 

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Personal loan synonyms : a shift in demand, a group shares, abnormal budget receipts, personal credit, a change in supply, abolition of forced labour convention, a shift in supply.