Phase control türkçesi Phase control nedir

  • Kimi eksicik borularının akım çıktılarını, besleme çevrimi, zaman değişmezi ya da evre açısı ile denetleme.
  • Faz kontrolü.
  • Evre denetimi.
  • Fizik alanında kullanılır.

Phase control ingilizcede ne demek, Phase control nerede nasıl kullanılır?

Phase : Aşama. Özdeğin tektürel, kesiksiz durusu (katı evre, sıvı evre vb.). dalga işlevinin bir noktasının aynı yere hangi zamanda geleceğini gösterir açı. Faz. Kesim. Evrelemek. Merhale. Evrelendirmek. Evreler halinde hazırlamak. Salınımlı bir olayın yinelenimleri boyunca, içinde bulunduğu aşamaları niteleyen açısal nicelik. Aynı yinelenimdeki dönemsel iki devinimin birbirine göre durumunu saptayan özellik. (iki devinim, aynı anda, dönemsel devinimin aynı noktasında bulunuyorlarsa aynı evrededirler (evrede). ses dalgalarının, elektrik salınımlarının evresinden de söz edilebilir).

Control : Kontrol altında tutmak. Denet. Değişkenlerin belli değerler arasında kalmasını sağlama işlemi. Denetlemek. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Veri derleme sürecinde güvenirlik ve geçerlik gerekçeleriyle araçların ölçünlenmesi ve değişkenlerin egemenlik altına alınmasına ilişkin gözlem ya da ölçüm önlemlerinin tümü. Hakim olmak. Dışarıya gidip gelen taşıtları gümrükçe denetleme işi. Güdüm. İdare etmek.

 

Phase 1 reaction : Birinci evre reaksiyonu. İlaçların ve diğer ksenobiyotiklerin vücutta maruz kaldıkları enzimatik olaylardan; oksidasyon, indirgenme, kopma reaksiyonlarını kapsayan dönem.

Phase alternation line : Faz değişimli satır.

Phase amplitude distortion : Evre genlik bozunumu.

Phase angle : Evre açısı. Yinelenen bir olayı gösteren bağıntıyı zaman ya da uzay yerlemlerine göre belirleyen dönemsel işlevin konusu. Faz açısı.

İngilizce Phase control Türkçe anlamı, Phase control eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Phase control ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accumulation coefficient : Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı. Birikim katsayısı.

Absolute magnitude : 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü. Mutlak büyüklük. Saltık büyüklük.

Acoustic feedback : Ses geribeslemesi. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi. Akustik geribesleme. Hoparlör geri beslemesi.

Absolute zero : Salt sıfır. Mutlak sıfır. Saltık sıcaklık ölçeğinde sıfır noktası : -273°c. Saltık sıfır. Mutlak sıfır noktası (eksi 273 derece santigrat).

Absolute concentration : Saltık derişim. Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir.

Abampere : 10 amper birim. On amper. On amperlik çıngı cereyan birimi. Saltık birim dizgesindeki elektrik akımı yeğinliği birimi. 10 ampere eşit akım birimi. Saltık ampere.

 

Abnormal reflection : Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması. Olağandışı yansıma.

Abcoulomb : On kulon. Abkulon. Saltık coulomb. Cgs sisteminin elektromanyetik birimi. Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi.

Absolute units : Saltık birimler. Temel kütle. Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Salt birimler.

Absorptivity : Emme yetkesi. Yutma katsayısı. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Soğurabilirlik. Yutuculuk. Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Soğurma katsayısı. Emme sığası. Emme kapasitesi.

Phase control synonyms : absorption loss, acoustic absorptivity, absorption band, absorption edge, absorptiometer, accelerometer.