Phased türkçesi Phased nedir

  • Aşamalı olarak yapmak.
  • Değişik fazlar uygulamak.
  • Safhalarla gerçekleşmek.

Phased ingilizcede ne demek, Phased nerede nasıl kullanılır?

Time phased : Zaman safhalı.

Two phased : İki aşamalı.

Phase 1 reaction : İlaçların ve diğer ksenobiyotiklerin vücutta maruz kaldıkları enzimatik olaylardan; oksidasyon, indirgenme, kopma reaksiyonlarını kapsayan dönem. Birinci evre reaksiyonu.

Phase alternation line : Faz değişimli satır.

Phase amplitude distortion : Evre genlik bozunumu.

Phase diagram : Safha diyagramı. Denge diyagramı. Ekonomi, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Faz diyagramı. Basınç ya da sıcaklık değişimiyle bir özdek ya da karışımın evrelerinde ve bileşiminde oluşan değişiklikleri gösteren çizge. Sıcaklık ve bileşime göre, bir dizgede hangi özdek evrelerinin bulunacağını gösteren çizge. Evre çizgesi. Evre çizelgesi.

Phase comparator : Faz dengeleyici. Evre karşılaştırıcı.

Phase delay : Evre gecikmesi. Faz gecikmesi. Faz geciktirme.

Phase control : Kimi eksicik borularının akım çıktılarını, besleme çevrimi, zaman değişmezi ya da evre açısı ile denetleme. Faz kontrolü. Evre denetimi.

Phase compensation : Evre dengelemesi.

İngilizce Phased Türkçe anlamı, Phased eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Phased ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Luteal phase : Luteal faz. Lüteal evre. Lüteal doku tarafından etkin olarak progesteron salgılandığı ve organizmada progestatif etkinin hakim olduğu dönem, lüteal evre, progestatif evre, sekretorik evre. Lüteal dönem.

Pachytene : Mayoz bölünmesinin profaz evresinde görülen homolog kromozomların yan yana geldiği alt evre. Pakiten. Mayoz bölünmede profaz ı evresinde görülen homolog kromozomların yan yana geldiği alt evre.

Chapter : Dernek bölge kuruluşu. Bahis. Bölüm. Kısım. Dini meclis toplantısı. Bölüm (kitapta). Parça. Papazlar meclisi. Fasıl.

Dispersed phase : Sürekli bir ortamda, asıltı büyüklüğünde dağılan özdeğin evresi. Ayrık evre. Kolloit sistemde, bir maddenin parçacıklarının dağılma fazı denilen bir ortam içinde, süspansiyon halinde bulunması. Dağılan faz. Dağıltı evresi. Kolloit sistemde, bir maddenin parçacıklarının bir ortam içinde süspansiyon biçiminde bulunması. Biyoloji, kimya alanlarında kullanılır. Dağınık faz.

Secretory phase : Döl yatağının endometriyumunun uterinal siklusa bağlı olarak geçirdiği, ovulasyonu izleyen dönemde döl yatağı bezlerinin salgı yapmasıyla kendini gösteren evre. Sekresyon evresi.

Safe period : Güvenli dönem.

Incubation : Hastalık etkeninin vücuda girişiyle hastalık belirtilerinin meydana çıkışı arasında patojen mikroorganizmanın vücutta gelişimi. mikroorganizmaların besi yerlerinde üretilmesi canlı doku parçasının besi yerinde geliştirilmesi. Kuluçka dönemi. Kuluçka. Enkübasyon. Hastalık etkeninin vücuda girişiyle hastalık belirtilerinin meydana çıkışı arasında patojen mikroorganizmanın vücutta gelişimi. mikropların kültür ortamında gelişmesi. canlı doku parçasının kültür ortamında geliştirilmesi. bir kuş embriyosunun, yumurta içerisinde belli bir sıcaklıkta ve belli bir sürede gelişme dönemi. Kuluçka işlemi. Kuluçkaya yatma. Mikroorganizmaların belirli sıcaklıkta tutularak gelişmesini sağlama işlemi. Civciv çıkarma.

 

Latency period : Çocuk gelişiminde 5 ve 12 yaşları arası olan dönem. Latensi dönemi. Latens dönem.

Generation : Jenerasyon. Dünyaya getirme. Yaklaşık olarak 25-30 yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği. bk. eski kuşak, yeni kuşak, yaş kümesi. Oğul birey; doğal olarak soyların birbiri arkasından gelen basamakları. örnek: büyük anne, büyük baba, anne, baba, çocuk, torun. nesil, generasyon, jenerasyon. Doğuş. Kuşak. Nesil. Batın. Bilgisayar, biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Döl.

Phallic stage : Fallik evre. Falik. Fallik dönem.

Phased synonyms : musth, anal stage, latency phase, latency stage, oral phase, genital stage, dispersing phase, phase of cell division, anal phase, genital phase, period of time, time period, phallic phase, oral stage, dispersed particles, fertile period, dispersing medium, state of matter, menstrual phase, fertile phase, phase, stage, diplotene, phasing, form, leptotene, seedtime, state, zygotene, dispersion medium, diakinesis, period, apogee.

Phased zıt anlamlı kelimeler, Phased kelime anlamı

Displeased : Hoşnutsuz. Gücendirilen. Dargın. Gücenmiş. Memnuniyetsiz. Kırgın. Gücendirilmiş.

Discontented : Hoşnutsuz. Tedirgin. Memnuniyetsiz.

Unbalanced : Üşütük. Muvazenesiz. Aklen dengesiz. Dengesiz. Kaçık. Çılgın. Denksiz. Deli. Dengesiz (kimse). Akli dengesi bozuk.