Phenocopy türkçesi Phenocopy nedir

  • Fenokopi.
  • Organizmanın fenotipinde çevre şartlarına bağlı olarak yapılan kalıtsal olmayan değişiklik.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Çevre şartlarının etkisiyle bir organizmanın fenotipinin kalıtsal olmayan değişikliği.

Phenocopy ingilizcede ne demek, Phenocopy nerede nasıl kullanılır?

Phenocope : Fenokop. Çevre şartlarının etkisiyle fenotipi kalıtsal olmayan bir değişikliğe uğramış bir organizma.

Phenocryst : Fenokristal. Fenokrist.

Phenobarbital : Fenobarbital.

Phenol : Asit fenik. Asitfenik. Benzen içeren organik maddelerin yıkımlanması sonucu oluşan bir asidik benzen türevi madde. kömür katranından damıtılarak elde edilen antiseptik özelliğe sahip, bakteri ve mantarların sitoplazmik zarlarının geçirgenliğini artırarak ölümlerine neden olan bir madde. Fenol. Ester fenol ester. Karbolik asit.

Phenol coefficient : Jermisit ilaçların antimikrobik etkilerinin göstergesi olarak sıvı ortamda belirli bir bakteri popülasyonunu (salmonella typhimirium’ u), belirli bir konsantrasyonda eklenen fenolün öldürmesi veya % 99 oranında azaltması için geçen sürenin, başka bir jermisid ilacın aynı koşullar altında ve aynı sürede o bakteriyi öldüren veya sayılarını % 99 oranında azaltan konsantrasyonuna oranı. Fenol katsayısı.

 

Phenol index pi : Fenol indeksi. Fı. Dezenfektanın en yüksek sulandırmasının (5 dakikada öldürmediği fakat 10 dakikada öldürebildiği) fenolün aynı süre içinde ve aynı biçimde öldürebildiği sulandırmaya oranı, fı.

Phenology : Fenoloji. Çiçek açma, üreme, göç gibi iklime ve çevre koşullarına bağlı, periyodik biyolojik olayların incelenmesi ve kaydı. Çiçek açma, göç, üreme gibi iklime ve çevre koşullarına bağlı, periyodik biyolojik olayların kaydı ve incelenmesi. Doğal olayların devrelerini inceleme. Belirti bilimi.

Phenolphthalein : Fenolfitalein. Beyaz renkte, ağız yoluyla kullanılmasını takiben sindirim kanalından % 15 oranında emilen ve kalanı dışkıyla çıkarılan, başta kalın bağırsak olmak üzere ince bağırsakları da irkilterek ishale neden olan ve çoğunlukla küçük hayvanlarda kullanılan uzun etki süreli bir ilaç. asit solüsyonlarda renksiz, alkali solüsyonlarda ise pembe renk veren indikatör madde. C20hl4o4; asitlerin varlığında renksiz, bazların varlığında mor-kırmızı renk gösterdiğinden eşdeğerleyimde belirteç olarak kullanılan ak özdek. Fenolftalein. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Phenomenal : Az sayıda. Süper. Harikulade. Doğal olaylarla ilgili. Şaşılacak. Olağanüstü. Harika. Fevkalade.

Phenolic : Fenollü. Fenolik.

İngilizce Phenocopy Türkçe anlamı, Phenocopy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Phenocopy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

 

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Exposure : Teşhir. Fotoğraf plaklarının, resmi alınacak cisme gösterilip tekrar kapatılması; ırakgörüre yerleştirilmiş plak kapağının açılıp resmin çekilmesi ve kapağın yeniden kapatılması. Bir güvence için belirtilen sınır. Bir oluşuğun ya da bir yapının, yeryüzünde göründüğü yer ya da yüzey. Maruz bırakma. Ekspozür. Bir nesnenin ışınlara tutulması; ışınlama ölçüsü, ışınım akısı ile ışınlama süresinin çarpımına eşittir. Açıkta bırakma. Cephe. Açık olma.

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Akasya sakızı. Arap zamkı. Salkım ağacı. Mimoza.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Run off : Akıtmak. Yayınlamak. Koşarak egzersiz yapmak. Rolik açmak. Kopya çoğaltmak. Boşaltmak. Sağmak. Beraberliği çözmek (yarışta veya oyunda). Akış. Kaçmak.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Photograph : Fotoğraflamak. Fotoğrafını çekmek. Resim. Fotoğraf aygıtıyla fotoğraf elde etmek. Fotoğraf çekmek. Fotoğraf. Resmini çekmek. Resim vermek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Phenocopy synonyms : photo, picture, microcopy, pic, abiotic environment, abiotic factor, a site, copy, abambulacral area, photostat, a protein, abramis zone, reproduce, a cell, xerox, aardvark, aardwolf.