Phenomenism türkçesi Phenomenism nedir

  • Olaylardan başka hiç bir gerçek tanımayan, özdeğin birtakım olaylardan oluştuğunu ve bilgi kaynağının yalnızca olaylar olabileceğini ileri süren öğreti.
  • Olaycılık.
  • Eğitim alanında kullanılır.

Phenomenism ingilizcede ne demek, Phenomenism nerede nasıl kullanılır?

Phenomena : Fenomenler. Fenomen. Bilince yansıyan olay. Olgu. Doğal olay. Algılanabilen şey. Olağanüstü şey. Harika.

Phenomenal : Şaşılacak. Harikulade. Harika. Fevkalade. Doğal olaylarla ilgili. Süper. Az sayıda. Olağanüstü.

Phenomenalism : Olguculuk. Fenomenizm. Görüngücülük. Olaycılık. Fenomelizm. Fenomenalizm.

Phenomenally : Şaşırtıcı biçimde. Olağanüstü bir biçimde. Şaşılacak biçimde. Olağandışı bir şekilde.

Phenomenological : Görüngüsel. Fenomenolojik. Olayları, iç yüzünü ve temelindeki nedenleri düşünmeksizin dış görünümleri ile incelemeye ilişkin.

Atmospheric phenomena : Atmosferik olay.

Phenomenons : Olgu. Bilince yansıyan olay. Görüngü. Olağanüstülük. Olağanüstü şey. Fenomen. Doğal olay. Harika. Olay. Algılanabilen şey.

Phenomenon : Olgu. Fenomen. Olağanüstülük. Bilim konusu olarak gözleme açık her türlü olgu ya da koşul. deneme sonucu sezilen ya da bilinen ilk özdek, nesne, doğa olgusu. Görüngü. Birden çok yalınç olaydan oluşmuş ya da karmaşık bir örüntü içinde biçimlenmiş bileşik bir olay. Harika. Olağanüstü şey. Eğitim, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Görüngü oıay.

 

Cushing phenomenon : Aniden biçimlenen intrakrniyal basınç artışının sistemik hipertansiyona sebep olması. Cushinggörüngüsü.

Phenomenology : Fenomenoloji. Olaybilim. Olgu bilim. Fenomen bilim. Görüngübilim. Olguculuk.

İngilizce Phenomenism Türkçe anlamı, Phenomenism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Phenomenism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academic year : Eğitim öğretim yılı. Ders yılı. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Akademik yıl. Öğretim yılı.

Active school : Etkin okul. Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul.

Abulia : Abulya. İstenç yitimi. Abuli. Kayıtsızlık. İrade yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. İstem yitimi. İrade kaybı. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum.

Abnormal child : Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk. Olağandışı çocuk.

Accustoming : Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Ünsiyet. Alıştırmak. Ülfet. Yetiştirim.

 

Achievement age : Başarı yaşı. Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş.

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

A priori knowledge : Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. Önsel bilgi. A priyori bilgi.

Abstract reasoning : Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut usavurma. Soyut akıl yürütme.

Phenomenalism : Fenomenizm. Fenomelizm. Olguculuk. Görüngücülük. Fenomenalizm.

Phenomenism synonyms : academy of economic and commercial sciences, ability group, academy, achromatopsia, academic preparation, abstract intelligence, achievement tests.