Phone in türkçesi Phone in nedir

  • İzleyicilerin veya dinleyicelerin telefonla katılabildikleri program.
  • Telefonla katılabilinen program.
  • İzleyicinin alısünle katıldığı sınalgı bağdarlaması.

Phone in ile ilgili cümleler

English: I left my phone in the car.
Turkish: Telefonumu arabada bıraktım.

English: Ali usually keeps his phone in manner mode.
Turkish: Ali telefonunu genellikle sessiz modunda tutar.

English: I heard Tom talking on the phone in French.
Turkish: Tom'un telefonda Fransızca konuştuğunu duydum.

English: Don't you have a phone in your car?
Turkish: Arabanda bir telefonun yok mu?

English: Ali put his phone in his pocket.
Turkish: Ali telefonunu cebine koydu.

Phone in ingilizcede ne demek, Phone in nerede nasıl kullanılır?

Phone : Zeng etmek. Alısün. Selenli sesbirimbirim. Ses. Çınka. Çınkalamak. Telefon açmak. Çınka etmek. Telefon etmek. Alısünlemek.

In : Da. De. İktidardaki. İçeri doğru yönelen. Mevsimi gelmiş. Olarak. Çok moda olan. Gelmiş olan. İçeriye. İçine.

Phone box : Alısün kulübesi. Telefon kabini. Telefon kulübesi.

Phone call : Telefon konuşması. Telefon görüşmesi. Telefon çağrısı. Telefonla arama. Alısün konuşması.

Phone dialer : Numara çeviricisi.

Phone lines : Telefon hatları.