Phonographs türkçesi Phonographs nedir

Phonographs ingilizcede ne demek, Phonographs nerede nasıl kullanılır?

Phonograph : Kayıt aygıtı. Gramofon. Pikap. Gramofon (amerikan ingilizcesi). Fonograf.

Phonographic : Fonografla yapılan. Ses kaydı ile ilgili. Fonografa ait. Fonografik. Fonograf ile ilgili.

Phonographically : Fonografik olarak.

Phonography : Fonografi. Ses yazımcılığı.

Microphonograph : Mikro fonograf. Mikrofonograf.

Phonogram : Ses sembolü. Fonogram. Ses işareti. Fonografla yapılan ses kaydı. Ses yazım birimi.

Phonogramic : Fonografik.

İngilizce Phonographs Türkçe anlamı, Phonographs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Phonographs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Record : Çekmek. Tutanak yazmak. Bir bilgiyi, saklayabilmek ereğiyle, deftere, kağıda ya da fişe geçirme. Kaydetmek. Kayda almak. Plak. Teybe almak. Not etmek. Atletizmin herhangi bir dalında, yönetmeliğe uygun olarak o zamana değin elde edilmiş derecelerin en üstünü ya da eşiti. Yazmak.

Recorder : Ses kayıt cihazı. Flavta. Yazıcı aygıt. Atletizm, uzay alanlarında kullanılır. Zabıt katibi. Kayıt memuru. Kaydedici. Yazıcı. Blokflüt.

Black and white : Basılı şey. Siyah beyaz resim. Aklı karalı. Yazı. Siyah ve beyaz. Siyah beyaz.

 

Pickups : Plakçalar. Artma. Hızlanma. Keklik (av). Vurgun. Kamyonet. Kaldırma. Pikap kafası. Buluntu şey. Canlandırıcı içki.

Hologram : Üç boyutlu imaj. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hologram. Holografi işleminde, üçboyutlu görüntüyü oluşturmak üzere gerekli bilgileri taşıyan resim. Üç boyutlu resim.

Representation : Oynama (rolünü). Oynama. İbraz. Sitem. Vekillik. Sunma. Gösteriliş. Tasvir. Bir niceliği, bir dizgeyi ya da bir olayı simgelerle belirtme. Gösterme.

X ray : Röntgen. Röntgen ışını. Bir insanı omuzlarından yukarısına kadar çerçeveleyen çekim. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Konser ışıtaçı. Röntgen film. X ışını. Omuz çekimi. Röntgen ve tomografi cihazlarıyla üretilen elektromanyetik ışın. Çerçeve dizi ışıkları içinde kullanışlı bir araç. 500 vatlık ışıtacıyla sahne çerçevesinin yarısını kapsayacak bir aydınlatma alanına yayılan ve üç ya da dört kanala bağlanabilen ışık aracı. buna x-ışmı da denilir. son yıllarda genellikle kullanılmamaktadır.

Recording device : Kayıt elemanı.

Film : Film çekmek. İnce örtü. Bir çözeltinin yüzeyinde ya da karışmayan iki sıvının ara yüzeyinde oluşan katman. Filme almak. Sinema filmini gerçekleştirmekte kullanılan, selüloitten, saydam, esnek, bükülebilir, eni ve biçimi ölçünlere göre belirlenmiş kuşak; sinemanın ham özdeği. bunun, henüz alıcıda kullanılmamış, duyarkatı etkilenmemiş olanı, boş film. aynı kuşağın alıcıda kullanılmış, üzerinde gizli görüntü oluşmuş olanı, dolu film. (genel anlamda) göstericide kullanılmak üzere her şeyi hazır, tamamlanmamış sinema yapıtı. (filmin siyah-beyaz, renkli, dar, geniş, sesli, sessiz, negatif, pozitif, vb. birçok çeşidi vardır; bunlar kendi maddelerinde ayrı ayrı gösterilmiştir). Bir yüzey üzerindeki çok ince özdek örtüsü. Film yapmak. Yaygı. İnce tabaka. Film.

 

Station wagon : Steyşın araba. Station araba. Steyşın vagon. Steyşın. Kamyonet. Kaptıkaçtı. Aile arabası.

Phonographs synonyms : stereoscopic picture, photographic print, wedding picture, arial mosaic, longshot, stereoscopic photograph, mugshot, microdot, shoot, still, high, headshot, radiograph, estate car, stereo, cartridges, retake, pic, telephotograph, pickup truck, blueprint, shadowgraph, pickup, frame, spectrograph, take, phonograph, daguerreotype, scene, exposure, time exposure, skiagraph, snap.