Photographs türkçesi Photographs nedir

Photographs ile ilgili cümleler

English: Ali said that we weren't allowed to take photographs in this museum.
Turkish: Ali bize bu müzede fotoğraf çekmek için izin verilmediğini söyledi.

English: "Can I take photographs here?" "Only outside."
Turkish: "Burada fotoğraf çekebilir miyim?" "Sadece dışarıda."

English: Can I take photographs here?
Turkish: Burada fotoğraf çekebilir miyim?

English: Clyde Tombaugh photographed 65% of the sky and spent thousands of hours examining photographs of the night sky.
Turkish: Clyde Tombaugh gökyüzünün% 65'ini fotoğrafladı ve gece gökyüzünün fotoğraflarını inceleyerek binlerce saat harcadı.

English: Burak took photographs of his house.
Turkish: Burak evinin fotoğraflarını çekti.

Photographs ingilizcede ne demek, Photographs nerede nasıl kullanılır?

Photographs of sets : Sahne fotoğrafı. Oynarken çekilen fotoğraflara verilen ad. dekoru ve sahne eşyaları tamamlanmış olan sahnenin fotoğrafı.

Aerial photographs identification : Hava fotoğrafı tanımlanması. Hava fotoğrafı yorumlanması.

I would like these photographs enlarged : Bu fotoğrafları büyütmek istiyorum.

Fashion photographs : Moda fotografları. Güncel modaya uygun giysi ve diğer kıyafetlerin fotografları.

 

Microphotographs : Mikrofotoğraf. Mikro fotoğraf. Küçük nesne fotografı.

Archive photograph : Eski resimler dosyasından alınmış olan fotoğraf. Arşiv fotoğrafı.

Air photograph : Hava fotoğrafı.

Color photograph : Renk içeren resim. Renkli film ile çekilmiş olan fotoğraf. Renkli fotoğraf.

Telephotographs : Telefoto mercekle fotoğraf çekmek.

Photograph library : Herhangi bir amaçla kullanılacak resimlerin sıralanmış olarak saklandığı yer. Resimlik. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Photographs Türkçe anlamı, Photographs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Photographs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vignette : Nakış. Süslemek. Vinyet. Kaş. Kitap süsü. Marka olarak kullanılabilen ve kütüğe yazılabilen biçimler. Edebi bir eserde üzerine bir süreliğine yoğunlaşılan düşünce veya obje hakkında izlenim yaratılacak sahne. Bezek. Bir kişiyi veya durumu hoş bir biçimde betimlemek. Skeç.

Take : Tepki. Kavramak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Götürmek. (sınava) girmek. Hasat. Yazmak. Çekim. Etkili olmak. Almak.

Photograph : Fotoğrafını çekmek. Resim. Fotoğraf çekmek. Resmini çekmek. Fotoğraflamak. Fotoğraf aygıtıyla fotoğraf elde etmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Resim vermek.

 

Representation : Tasarım. Oyun. Sunma. Bir niceliği, bir dizgeyi ya da bir olayı simgelerle belirtme. Mümessillik. İşaret. Sitem. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Sembol. Piyes.

Frame : Kurmak. Dile getirmek. Uydurma kanıtlarla suçsuz birini suçlu göstermek ya da mahkum ettirmek. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Vücut biçimi. Gizli dolaplar çevirmek. Gövde. Komplo kurmak. Çerçeve asmak. Çeşitli sirk donanımını desteklemede kullanılan ana çadırın çatısına tutturulmuş dikdörtgen demir iskelet.

Blueprint : Mavi kopya çıkarmak. Mavi kılavuz. Proje. Mavi kopya. Taslak. Planı mavi kağıda çekmek. Plan. Ozalit. Teknik bilginin yer aldığı mavi sayfalı kitap.

Film : Filmini almak. Çevirim eylemi. Kaplamak. İnce deri. Filme almak. Filme çekmek. Alıcıda ya da basım aygıtında kullanılmamış, duyarkatı ışıkla etkilenmemiş film. Çevirmek. İnce örtü. Boş film.

Photo : Fotograf. Resim vermek. Resim. Spermaya ait. Işıl. Foto. Fotoğraflamak. Işık.

Mosaic : Musa peygambere ait. Virüslerin yol açtığı yaprakların üzerinde benek şeklinde lekelerin oluştuğu bir bitki hastalığı. Televizyon kamerasında ışığa duyarlı levha. Mozaik.

Shadowgraph : Gölge ölçümü. Röntgen filmi. Bir yüzeye gölgeler düşürmek suretiyle yaratılan görüntü.

Photographs synonyms : mugshot, photographic print, stereoscopic picture, arial mosaic, wedding picture, stereoscopic photograph, longshot, microdot, x ray, holograph, picture, black and white, skiagram, photography, exposure, skiagraph, photographing, photoed, snap, photoing, pic, closeup, print, retake, hologram, photocopy, snapshot, stereo, radiograph, beefcake, photomosaic, cheesecake, shots.

Photographs zıt anlamlı kelimeler, Photographs kelime anlamı

Inexact : Hatalı. Doğru olmayan. Tam doğru olmayan. Yanlış. Kesin olmayan. İsabetsiz.