Phrenes türkçesi Phrenes nedir
- Diyafram.
- Frenes.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
Phrenes ingilizcede ne demek, Phrenes nerede nasıl kullanılır?
Phrenetic : Deli. Çılgın.
Schizophrene : Şizofren.
Phrenic : Diyaframa ait. Diyaframa ilişkin. Frenik. Diyafram kası.
Phrenics : Diyaframa ait. Frenik. Diyaframa ilişkin.
Phrenicus : Diyaframa ait, diyaframla ilgili olan. Frenikus.
Phrenitis : Menenjit. Diyaframın yangısı. Frenitis. Diyafram yangısı. Frenit.
Phrenosin : Frenosin.
Venae phrenica craniales : For. venae cavae caudalis civarında v. cava caudalisten çıkan ve diyaframaya dağılan toplardamarlar. Vena frenika kranyyales.
Phrenograph : Frenograf.
Vena phrenica caudalis : Diyaframanın crusları civarında v. cava caudalisten çift taraflı olarak çıkan ve diyaframaya giden toplardamar. Vena frenika kaudalis.
İngilizce Phrenes Türkçe anlamı, Phrenes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Phrenes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cleanness : Saflık. Masumiyet. Temizlik. Kirsiz olma durumu. Arılık. Paklanma durumu.
F stop : Çeşitli ışık düzengeci açıklıklarında, bir merceğin bağıntılı açıklığını, başka bir deyişle, geçirdiği ışık niceliğini belirleyen sayı; merceğin odak uzunluğunun, ışık düzengeci açıklığına (çapına) bölünmesiyle elde edilir. (örneğin, odak uzunluğu 135 mm, ışık düzengeci çapı 30 mm olan merceğin f sayısı 135:30==4,5'tir ve f 4,5, f:4,5, f/4,5, 1:4,5 gibi çeşitli biçimlerde yazılır). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. F–durağı. F sayısı. F-bekleme.
Iris : Biyoloji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. İris tabakası. Alıcının önünde yer alan, çember biçiminde büyüyüp küçülen, özellikle noktalı açılma-kararmayı gerçekleştirmekte kullanılan örtü çeşidi. Süsengiller (ıridaceae) familyasından, rizomlu ya da soğanlı, kılıçsı yapraklı, mavi, mor, beyaz, kahverengi gibi renklerde çiçekleri olan, mezarlıklarda, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak da yetiştirilen, çok yıllık bitkiler. nevruz. Işıldakların bir takısı. bir çerçeveye oturtularak takılan diyafram yuvarlak biçimdedir; iç tarafında birbirinin üzerine kayarak ya da birbirinin üzerinden açılarak yuvarlağın çapını büyülten ve küçülten yaprakları vardır. bununla sahne üzerindeki aydınlatma alanı genişletilip daraltılabilir. Saydam tabakayla göz merceği arasında bulunan ince, kasılabilen bir zardan oluşan gözün renkli ve damarlı bölümü. Süsen. Işık düzengeci. Alıcının ya da bazı basım aygıtlarının mercek düzeni içinde bulunup, birbiri üzerine binen incecik maden yapraklardan oluşan, açılıp kapanarak, duyarkat üzerine gelen ışığın niceliğini düzenleyen düzenek.
A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.
A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.
Lens aperture : Işık düzengeci açıklığı. Bir ışık düzengecinin açılma derecesi, ayarlandığı açıklık. Diyafram açıklığı. Mercek diyafram açıklığı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.
Status : Prestij. Bir toplumsal konumun basamaklar düzeni ya da değerler dizgesi içindeki yeri. bk. konum. Toplumsal ya da mesleki durum. Değerge. Vaziyet. Rol. Durum. Hal. Konum.
A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.
Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.
Phrenes synonyms : a dna, purity, diaphragma, diaphragm clutch, a c syndrom, abdominal pain, abdominal distention, abattoir, hydrocarbon, whiteness, abdominal ovariectomy, a amplitude mod, abdomen, diaphragm, condition, iris diaphragm, membrane, abdominal fat necrosis, abaxial, midriff, innocence, diaphragme, diaphragms, sinlessness, midriffs, a band.
Phrenes zıt anlamlı kelimeler, Phrenes kelime anlamı
Impure : Hileli. Karışık. Katışık. Kirli. Murdar. Ahlaksız. Saf olmayan. Açık saçık. Pis. Abdestsiz.
Impurity : Saflığı bozan şey. Bir özdeğin bir başka özdek içinde olağan nicel çözümleme yöntemleriyle belirlenemeyecek ölçüde az bulunarak arılığını bozması. Saf olmama. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Katışık şey. Bir özdeğin içinde, olağan nicel çözümleme yöntemleriyle belirlenemeyecek ölçüde az bulunan başka bir özdek. Pislik. Murdarlık. Katışlı. Belirli kimyasal özdeğin arılığını bozan az nicelikteki özdek.
Pure : Arı. Namuslu. Yalnız. İçinde yabancı özdek bulundurmayan, temiz, katışıksız (özdek). Masum. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Saf. Soyut. Teorik. Bir kimyasal özdeğin yabancı özdeciklerden arınmış niteliği.

Bu kısımda Phrenes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Phrenes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Phrenes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Phrenes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.