Pigmented türkçesi Pigmented nedir
- Renk vermek.
- Pigmentlenmiş.
- Pigmentli.
Pigmented ingilizcede ne demek, Pigmented nerede nasıl kullanılır?
Depigmented : Depigmente.
Nonpigmented : Renk maddesi olmayan. Renksiz. Pigmentsiz.
Unpigmented : Pigment ihtiva etmeyen. Pigmentsiz.
Pigment cell : Renk maddesi taşıyan hücre. pigment hücresi. Renk hücresi.
Accessory pigment : Yardımcı pigment. Bitkilerde ve fotosentetik bakterilerde güneş ışığından enerji elde edilmesinde klorofillere yardımcı olan görünen ışığı absorbe eden pigmentler. Bitkilerde bulunan fotosenteze yardımcı olan ışık soğurucu pigment.
Biliary pigment : Safra pigmenti.
Respiratory pigment : Solunum pigmenti. Oksijenle zayıf bir bağ kurarak solunum yüzeylerinden dokulara oksijen taşıyan hemoglobin ve diğer hem proteinleri gibi pigmentler. solunum proteini. sitokromlar, miyoglobin, hemeritrin gibi pigmentler.
Dubin johnson pigment : Dubin-johnson pigmenti. İnsanlarda ve corriedale ırkı koyunlarda dubin-johnson sendromunda karaciğer parenkim hücrelerinde, yapısı tam olarak bilinmeyen, yaşlılık pigmenti veya melanin benzeri, kahverengi kaba tanecikli pigment.
Malarial pigment : Malarya pigmenti. Sıtma pigmenti. Sıtma etkenlerinin hemoglobin üzerine etkisiyle oluşan pigment. alyuvarda ve çeşitli organlardaki retiküloendotelyal hücrelerde sarı-kahverenginde görülür. demir içermesine rağmen turnbul reaksiyonu göstermez, hemazoin, hemozoin, malarya pigmenti.
Inorganic pigment : Anorganik boyaözü. Madensel boyaözü.
İngilizce Pigmented Türkçe anlamı, Pigmented eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pigmented ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Shows : Belli olmak. Kendini göstermek. Sergilemek. Kanıtlamak. Öğretmek. Göstermek. İbraz etmek. Görünmek. Açıklamak delalet etmek. Meydana çıkarmak.
Enliven : Şenlendirmek. Hayat bulmak. Cana can katmak. Renklendirmek. Renk katmak. Neşe vermek. Neşelendirmek. Hareketlendirmek. Yaşam bulmak.
Showed : Renk vermiş. Sahnelemek. Gösterilmiş. Dışa vurmak. Meydana çıkmış. Kendini göstermek. Görünmek. Açıklamak delalet etmek. Öğretmek.
Zinc white : Çinko beyazı. Çinko oksit.
Color : Çarpıtmak. Renk. Renkli almaçların görüntülüklerinin iç çeperinde bulunan ve her biri, renkli noktalardan üçünün bir üçgen biçiminde yan yana gelmesinden oluşan benek. Boyamak. Üçlü benek. Yüzü kızarmak. Renközü. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Belirli dalga uzunluğundaki elektromıknatıs ışınımın gözün ağkatında yarattığı etkinin, merkez sinir dizgesince yorumundan doğan durum. Algılamanın niteliğinde, ışığın görüntüsel bileşim ayrımlarının doğurabilecekleriyle aynı türden olan ayrımları gözlemeyi ve ayırt etmeyi sağlayan, görsel bir algılanmanın belirtisi. renk bir dalga uzunluğudur. örnek ; kırmızı, görüntüsü açısından en uzun, mor ise en kısa dalga uzunluğu içindedir.
Chlorophyll : Klorofil bitki. Klorofil (botanik terimi). Yeşilöz. Bitkilerde, alglerde ve kamçılılarda bulunan, ortasında magnezyum kapsayan porfirin halkasından oluşan, yan zincirleri farklı klorofillerde (klorofil a, b, c, d) farklı olan, kloroplastların tilakoit zarları üzerinde yerleşmiş, spektrumdaki kırmızı, mor ışınları emerek ışık enerjisini yakalayan yeşil fotosentez pigmenti. Klorofil.
Paris green : Paris yeşili. Arsenikli yeşil boya. Yeşil renkli böcek boyası.
Chinese white : Çin beyazı. Çinko oksit boya.
Retinene : Retinen.
Orange : Burley tütünleri için turuncu. Turunçgiller (rutaceae) familyasından, yaprakları basit ve salgı bezli, çanak yaprakları 4-5 tane, taç yaprakları 4-6 parçalı ve serbest, ovaryum üst durumlu, her dem yeşil bitki. Turuncu. Portakalrengi. Portakal rengi. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Oranj. Portakal. Portakal renginde olan.
Pigmented synonyms : iron blue, ivory black, mosaic gold, protoheme, haemosiderin, hooker's green, haemitin, photopigment, payne's gray, indian red, titanium dioxide, colouring material, cerulean blue, alizarine, stannic sulfide, payne's grey, titanic oxide, cupric acetate, phycobilin, titanium oxide, cobalt ultramarine, haem, chlorophyl, coloring material, cadmium yellow, lake, tincting, tinge, bole, hematin, water color, watercolor, bistre.
Pigmented zıt anlamlı kelimeler, Pigmented kelime anlamı
United : Birleşmiş. Ortak amaçlı. Bir. Birleştirilmiş. Birleşik.
Decreased : Eksilmek. İnmek. Azaltmak. Küçülmek. Eksiltmek. Azaltılmış. Azalmak. Düşmek. Azalmış. Küçültmek.
Pigmented ingilizce tanımı, definition of Pigmented
Pigmented kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, pigmented epithelial cells. Pigmented granules. Specifically (Biol.), filled or imbued with pigment. Colored.

Bu kısımda Pigmented kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pigmented ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pigmented anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pigmented ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.