Showed türkçesi Showed nedir
- Meydana çıkmış.
- Belirtmek.
- Göstermek.
- Belli edilmiş.
- Renk vermek.
- İbraz etmek.
- Öğretmek.
- Gösterilmiş.
- Açıklamak delalet etmek.
- Kendini göstermek.
- Belli etmek.
- Belli olmak.
- Sergilemek.
- Gösterilmek.
- Meydana çıkarmak.
- Sahnelenmiş.
- Sahnelemek.
- Dışa vurulmuş.
- Renk vermiş.
- Dışa vurmak.
- Kanıtlamak.
- Gösterimde olmak.
- Kanıtlanmış.
- İbraz edilmiş.
- Sergilenmiş.
- Görünmek.
Showed ile ilgili cümleler
English: A DNA test showed he was innocent.
Turkish: Bir DNA testi onun masum olduğunu gösterdi.
English: A friend of mine showed me all the dolls he had bought abroad.
Turkish: Arkadaşlarımdan biri yurt dışında aldığı bütün oyuncak bebekleri bana gösterdi.
English: Ali just showed up for work.
Turkish: Ali sadece iş için geldi.
English: Ali just showed up.
Turkish: Ali az önce geldi.
English: Ali is the one who showed me how to do it.
Turkish: Ali onu nasıl yapacağımı bana gösteren kişi.
Showed ingilizcede ne demek, Showed nerede nasıl kullanılır?
Showed his teeth : Güç gösterisi yapmış. Dişlerini göstermiş. Tehdit etmiş.
Showed off : Kurum satmak. Tribünlere oynamak. Şov yapmak. Bir izlenim bırakmış. Göstermek. Gururla göstermek. Çalım satmak. Fiyaka satmak. Hava atmak. Gösteriş.
Foreshowed : İlahi ilham vasıtasıyla önceden haber vermek. Belirtisi olmak. Kehanette bulunmak. Tahminde bulunmak. Önceden göstermek. Önceden haber vermek.
Shower : Suyu düzgün bir şekilde dağıtarak fışkırtan araç. böyle akan su ile yıkanmak (duş yapmak). Duş. Sağanak. Duş almak. Yağmak. Yağdırmak. ...yağmuruna tutmak.
Shower bath : Duş. Duş teknesi. Duş yeri. Suyu düzgün bir şekilde dağıtarak fışkırtan araç. böyle akan su ile yıkanmak (duş yapmak). Duş yapma yeri. Duş yapma.
Showered : Sağanak olarak yağmış. Yağmuruna tutmak. Yağdırmak. Yağmuruna tutulmak. Bol verilmiş. Dökmek. Gökten yağarcasına.
Shower enclosure : Duşakabin. Duş odası. İçinde duş yapılan odacık.
Showeriness : Sağanak gibi.
Shower room : Duş odası. Banyo.
Showering : Yağmuruna tutulmak. Yağdırmak. Dökmek. Duş. Yağmak. Yağmuruna tutmak. Sağanak. Duş almak.
İngilizce Showed Türkçe anlamı, Showed eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Showed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Defining : Tanımlama. Tanımlamak. Tanımlayan. Belirlemek. Açıklayan. Tarif etmek. Tamlayan.
Distinguish : Ayırt etmek. Seçmek. Ayrı tutmak. Anlamak. Tanımak. Fark etmek. Ayırmak. Ayrım yapmak. Farketmek.
Bring : Ayıltmak. Kandırmak. Razı etmek. Getirmek. İkna etmek. Sebebiyet vermek. Vermek (ceza). Doğurmak. Kazandırmak.
Stage : Evre. Tiyatro. Yönlendirmek. Sinema, televizyon, tiyatro, jeoloji alanlarında kullanılır. Tertip etmek. Tiyatroculuk. Safha. Sahne. Menzil. Görünçlük.
Manifesting : Açıkça göstermek. İspat etmek. Beyan etmek. Dışavurmak. Manifesto. Açığa çıkmak. Dışarı vurmak.
Educates : Öğrenim gördürmek. Okutmak. Eğitmek. Yetiştirmek. Eğitimden geçirmek. Mürekkep yalamak. Terbiye etmek.
Demonstrating : İspat etmek. Örnekle açıklamak. İspatlamak. Gösteri yapmak. Gösteriş.
Presented : Sunulan. Çıkarmak. Sunulmuş. Doğrultmak (silah). Arzetmek. Vermek. Tanıtmak. Aday göstermek. Ortaya koymak.
Emceed : Sunucu. Protokol yetkilisi. Bir programın sunuculuğunu yapmak. Protokol yetkilisi olarak çalışmak. Bir etkinliği sunmak. Emcee (sunmak). Teşrifatçı. Protokol müdürü. Teşrifatçı olarak çalışmak.
Emcees : Sunmak. Teşrifatçı. Protokol müdürü olarak çalışmak. Bir kutlamanın ev sahipliğini yapmak. Teşrifatçı olarak çalışmak. Sunucu. Protokol yetkilisi. Protokol yetkilisi olarak çalışmak. Bir etkinliği sunmak.
Showed synonyms : disclose, enliven, denotes, emcee, indoctrinates, pigment, blazons, expresses, come out, formation, certifies, couch, appears, argues, exhibited, shown, define, indoctrinated, presents, strand, evangelizes, edifies, become visible, inducted, connoting, betokened, betoken, be shown, detect, denoted, exteriorize, bring to light, discover.
Showed zıt anlamlı kelimeler, Showed kelime anlamı
Hide : Yaşırmak. Gizlenmek. Derisini yüzmek. Saklı tutmak. Post. Dayak atmak. Ortaçağ arazi ölçü birimi. Cilt. Deri. Saklanmak.
Negate : Aksini ispatlamak. Çürütmek. Değillemek. İptal etmek. Yadsımak. Olumsuz yapmak. Boşa çıkarmak. Olumsuzlamak. Etkisiz duruma getirmek.
Disprove : Yanlış olduğunu kanıtlamak. Yalanlamak. Aksini ispatlamak. Tersini ispat etmek. Çürütmek. Tersini kanıtlamak. Doğru olmadığını kanıtlamak. Aksini kanıtlamak. Aksini ispat etmek.
Showed antonyms : affirm.

Bu kısımda Showed kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Showed ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Showed anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Showed ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.