Pigs türkçesi Pigs nedir

  • Memeliler (mammalia) sınıfının, çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, geviş getirmeyenler (nonruminantia) alt takımından, kılları fırça gibi sert ve çok seyrek, ağız yapıları uzun, gözleri küçük, kuyrukları ince ve uzun, dünyanın her yerinde görülebilen bir familya.
  • Ahır gibi yerde yaşamak.
  • Yavrulamak (domuz).
  • Domuzgiller.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Pislik içinde yaşamak.

Pigs ile ilgili cümleler

English: The pigs are not in the pen.
Turkish: Domuzlar ağılda değil.

English: The pigs did not actually work, but directed and supervised the others.
Turkish: Aslında domuzlar çalışmadı fakat diğerlerini yönetti ve denetledi.

English: Let the pigs eat that.
Turkish: Domuzların onu yemesine izin ver.

English: Marzipan pigs do not grunt.
Turkish: Marzipan domuzları homurdanmazlar.

English: More than 75% of farms raised pigs and milk cows.
Turkish: Çiftliklerin %75'inden fazlası domuz ve süt ineği yetiştirdi.

Pigs ingilizcede ne demek, Pigs nerede nasıl kullanılır?

Bay of pigs : Domuzlar körfezi. Pigs körfezi. Küba'da bir körfez (kübalı sürgünlerin 1961 yılında başarısız olmuş küba istilasına sahne olan alan).

Pigskin : Domuz derisi.

Pigskins : Domuz derisi.

Pigsney : Sevgili. Göz.

Pigsticking : Domuz kesme. Domuz avı.

 

Buy a pig in a poke : Bir şeyi görmeden satın almak. Gözü kapalı satın almak. Kandırılmak. Körü körüne almak. Gözü kapalı almak. Körü körüne alışveriş etmek. İyice kontrol etmeden satın almak. Görmeden almak. Körü körüne satın almak.

Pig latin : Bir tür kuşdili birinci ses kelimenin sonuna getirilir ve ay eklenir. Bozuk latince.

Bessemer pig iron : Bessemer fontu.

Pig iron : Pik demiri. Pik demir. Pik. Demir külçesi. Dökme demir. Font.

Pig sequel television : Tecimsei televizyonun kapalı yayınına dayanan, ancak abonelerin izleyebileceği izlenceleri evlerdeki almaçlara eşeksenli kablolarla dağıtan televizyon dizgesi. Paralı televizyon. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Pigs Türkçe anlamı, Pigs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pigs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Farrowed : Doğurmak (domuz).

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Farrows : Doğurmak (domuz). Bir batında doğan domuz yavruları. Domuz yavrusu.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

 

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Pork : Bir milletvekilinin kendi bölgesine sağladığı imtiyaz. Domuz. Çift tırnaklılardan et ve yağı için beslenen evcil bir hayvan. Ödenek (politik amaçlı). Domuz eti.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Acacia : Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Arap zamkı. Akasya sakızı. Mimoza.

Pigs synonyms : pigs' feet, pigs' knuckles, porc, pig, pigging, aardvark, a cell, a chromosome, a protein, pigged, pig it, farrow, a cells, aardvarks, abo blood groups system, farrowing, abiotic factor, abramis zone.