Farrowed türkçesi Farrowed nedir

  • Doğurmak (domuz).
  • Yavrulamak (domuz).

Farrowed ingilizcede ne demek, Farrowed nerede nasıl kullanılır?

Farrow : Doğurmak (domuz). Bir batında doğan domuz yavruları. Domuz yavrusu. Yavrulamak (domuz).

Farrowing : Doğurmak (domuz). Domuzun yavrulaması. Yavrulamak (domuz).

Farrows : Doğurmak (domuz). Bir batında doğan domuz yavruları. Domuz yavrusu. Yavrulamak (domuz).

Farraginous : Karışık. Karman çorman. Düzensiz. Farklı materyallerden oluşturulmuş. Karışmış.

Farrago : Döküntüler. Karışım. Karmakarışık şey. Ufak tefek şeyler. Ivır zıvır. Karışık şey.

Farragos : Ufak tefek şeyler. Karışık şey. Karışım. Ivır zıvır. Karmakarışık şey. Döküntüler.

Farreaching : Geniş kapsamlı. Şümullü. Kapsamı geniş olan.

Farrell measure : Farrell ölçüsü.

Farrier : Nalbant.

Farrakhan : Soyadı. Louis farrakhan (1933 doğumlu). Amerikan islam misyonunun tartışmalı lideri amerikalı siyah milliyetçi.

İngilizce Farrowed Türkçe anlamı, Farrowed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Farrowed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pigs : Ahır gibi yerde yaşamak. Domuzgiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, geviş getirmeyenler (nonruminantia) alt takımından, kılları fırça gibi sert ve çok seyrek, ağız yapıları uzun, gözleri küçük, kuyrukları ince ve uzun, dünyanın her yerinde görülebilen bir familya. Pislik içinde yaşamak.

 

Farrowing : Domuzun yavrulaması.

Pigged : Domuz topu. Pik. Boru içi temizleme topu. Kütük. Pislik içinde yaşamak. Ahır gibi yerde yaşamak. Domuz. Hınzır. Açgözlü tip.

Bear : Dişini sıkmak. Vermek. Sapmak. Dayanmak. Gütmek (kin). Sineye çekmek. Uymak. Uygun olmak. Spekülasyon yapmak. Beslemek.

Pigging : Ahır gibi yerde yaşamak. Pislik içinde yaşamak.

Pig : Ham demir. Domuz topu. Ahır gibi yerde yaşamak. Boru içi temizleme topu. Domuz. Pik. Pislik içinde yaşamak. Hınzır. Kütük.

Farrows : Domuz yavrusu. Bir batında doğan domuz yavruları.

Deliver : Söylemek. Yapmak (konuşma). İletmek. Devretmek. Dağıtmak (gazete, mektup vb'ni). Kurtarmak. Vermek. Doğurtmak. Yapıştırmak. Atmak.

Birth : Yavrulama. Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama. Doğma. Kodak kökeni. Veladet. Yeni bir bebeğin dünyaya geliş olayı. Doğurma. Başlangıç. Neşet.

Give birth : Doğurmak. Kurtulmak. Doğurmak (bebek vb). Doğumun gerçekleşmesi. Doğum yapmak. Doğurma.

Farrowed synonyms : have, farrow, narrow.

Farrowed zıt anlamlı kelimeler, Farrowed kelime anlamı

Wide : İyice. Ferah. Alabildiğine. Engin. Geniş. Yaygın. Geniş bir alanı kaplayan. Uzak. Gen.

Unconstricted : Sınırlı olmayan. Kıt olmayan. Kısıtlı olmayan. Sınırsız. Dar olmayan.