Piloted türkçesi Piloted nedir

  • Uçak kullanmak.
  • Yol göstermek.
  • Kullanmak.
  • Kılavuzluk etmek.
  • Pilotluk yapmak.

Piloted ingilizcede ne demek, Piloted nerede nasıl kullanılır?

Unpiloted : Pilotsuz.

Pilote : Kılavuz. Gemilerin boğaz, kanal ya da barınağa giriş ve çıkışlarında kendilerine yol gösteren yönetici uzman kaptan.

Pilot balloon : Pilot balonu. Sondaj balonu. Deney balonu. Pilot balon. Kılavuz balonu. Kılavuz balon.

Pilot boat : Kılavuz gemisi. Kılavuz tekne. Kılavuz motoru. Kılavuz gemi.

Pilot burner : Kılavuz bek. Pilot alev. Ateşleme brülörü. Pilot yakıcı. Kontrol alevi. Ateşleme yakıcısı.

Pilot plant : Deneme amaçlı fabrika. Yeni bir süreci denemek ereğiyle işleyim ölçülerinden küçük boyut ve sığada kurulmuş üretim yeri. Deneme kuruluşu. Pilot işletme. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Pilot tesis. Deneme tesisi.

Pilot commentary : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kılavuz açıklama. Açıklamanın ses kuşağına alınmasına yardımcı olması için, filmin gösterilişi sırasında çekim çekim yapılan anlatım.

Pilot lamp : Pilot lamba. Kontrol lambası. Kılavuz lamba. Pilot lambası.

Pilot fish : Maltapalamudu. Malta palamudu. Malta palamudu balığı. Malta palamudu (zooloji terimi).

Pilot model : Tecrübe modeli. Pilot modeli.

İngilizce Piloted Türkçe anlamı, Piloted eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Piloted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Give somebody the wall : Yol vermek. Aşağılamak. Küçük düşürmek.

Maneuver : Birtakım hareketlerle birşeyi belirli bir yere getirmek. Hile yapmak. Bkz.manoeuvre. Manevra yaparak belirli bir yere getirmek. Dolap çevirmek. Önlem almak. Manevra. Tedbir. Manevra yapmak. Birtakım manevralar yapmak (bir amaca ulaşmak için).

Conduct : İletmek. Yönlendirmek. Yöneltmek. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Rehberlik etmek. Sevk ve idare etmek. Olayların kendiliğinden akışı ya da yönlendirme sonucu izlediği süreç. Kişinin özellikle ahlak bakımından gösterdiği davranım. bir kimsenin içinde bulunduğu toplumsal, ekonomik ve kültürel koşullar dolayısıyle geliştirdiği ve onu aynı durumdaki kimselere yaklaştıran davranımların tümüne verilen ad. 3-bir kimse ya da bir olay karşısında alınan durum. Geçirmek. Davranım.

Copilot : İkinci pilot. Kopilot. Yardımcı pilot. Uçağın ikinci pilotu. Yardımcı veya ikinci pilot.

Instructs : Bilgilendirmek. Öğretmek. Görevlendirmek. Talimat vermek. Emir vermek. Direktif vermek. Bilgi vermek. Emretmek. Okutmak.

Test pilot : Deneme pilotu. Deneme uçuşu pilotu.

Piloting : Kılavuz seyri. Pilotaj. Pilotluk.

Stunt pilot : Usta pilot.

Guide : Yönetmek. İdare etmek. Önderlik etmek. Budunbilimsel alan araştırmalarında araştırıcıya yardım eden, yol gösteren, araştırıcıyla araştırılan bölge insanları arasında aracılık yapan kişi. Yönlendirmek. Götürmek. Rehberlik etmek. Kılavuz kitap. Öncülük etmek.

 

Aeronaut : Balon pilotu. Bir balon veya hava gemisinin pilot veya navigatörü.

Piloted synonyms : astrogate, combat pilot, airplane pilot, stunt flier, channelise, lead, kamikaze, co pilot, pilot, navigate, dispose of, apply, aviating, give somebody a lead, direct, channelize, aviates, fronted, economizes, economise, employ, drives, point, directs, draw on, draw upon, economize, disposes, aviated, fronting, head, lead off, wingman.

Piloted zıt anlamlı kelimeler, Piloted kelime anlamı

Horizontal : Düz. Ufki. Yatay. Yatay düzlem. Yatay yerleştir. Yatay çizgi. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Horizontal. Yerçekimi doğrultusuna dik düzlem. Ufka ait.

Vertical : Vertikal. Dikey. Düşey doğru. Eğikliği 90° olan katman. Tepede olan. Amudi. Yerçekimi doğrultusunda, çevrene dik doğrultuda bulunan. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Düşey düzlem. Düşey katman.

Unplowed : Sürülmemiş (tarla). İşlenmemiş (tarla). Saban ile sürülmemiş. Sürülmemiş.