Pinghead türkçesi Pinghead nedir

  • Topluiğne başı.

Pinghead ingilizcede ne demek, Pinghead nerede nasıl kullanılır?

Ping pong : Pingpong. Pinpon. Masatenisi. Masa tenisi. Dönüşümlü çalışma. Masatopu.

Ping pong transmission : Pinpon iletim. Pinpon türü iletim.

Ping : Bilgisayarlarda ping atma. Mermi sesi. Vızıldamak. Vızıltı. Detonasyon yapmak (motor). Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Teklemek. Ping. İnternet paketi araştırıcısı. Ping atmak.

Pinged : Mermi sesi. Vızıldamak. Detonasyon yapmak (motor). Vızıltı. Uğuldamak (motor). Bilgisayarlarda ping atma. Vuruntu sesi. Teklemek. Ping atmak. Detonasyon.

Pingers : Pinger.

Address mapping : Adres dönüştürme. Adres arama.

Affine mapping : Afin fonksiyon.

Acid dipping : Asite daldırma.

Aerial mapping : Hava haritacılığı. Havadan haritacılık.

Active wiretapping : Aktif yasadışı erişim. İzinsiz aktif dinleme.

İngilizce Pinghead Türkçe anlamı, Pinghead eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pinghead ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

High pitched : Tiz. Tiz (ses). Çok tiz. Yüksek. Dik meyilli.

Nasal : Buruna ait. Yumuşak damağın aşağı inmesi ve boğumlanmaya burun (geniz) yolunun da katılmasıyla çıkarılan ses. bk. geniz ünlüsü, geniz ünsüzü. karşıtı ağız sesi’dir. Burunla ilgili. Burun ile ilgili. Genizden veya burundan gelen. Nazal. Art damağın alçalması, ses yolundan gelen havanın hem ağızdan hem de burundan geçirilmesi yoluyla oluşan ünsüz türü. boğumlanma noktaları açısından bir çift dudak sesi olan m ile diş sesi olan n ve art damak sesi olan n ünsüzleri, boğumlanmaya aynı zamanda burun yolunun da katılması dolayısıyla birer geniz ünsüzüdürler: maşa, tanık, yonga, yonga; anadolu ağzl. banka [banka], bana kelimelerindeki m, n, n ünsüzleri gibi. Burun kemiği. Geniz ünsüzü.

 

Pinhead : İğne başı. Küçük kafalı. Toplu iğne başı. Beyinsiz. Mankafa. Küçük ve önemsiz şey. Kuş beyinli.

Entrance : Giriş ücreti. Giriş yeri. Mest etmek. Giriş hakkı. Atılma. Esritmek. Başlangıç. İlgi uyandırmak. Hayran bırakmak. Kendinden geçirmek.

Entranceway : Girilecek yer. Giriş. Giriş yolu. Antre.

High : Yüksek yer. Direnmek. Yüksek. Yüksek basınçlı bölge. Necip. Uçma. Zirve. Büyük vites. Rekor.

Adenoidal : Adenoitlerle ilgili. Lenf bezleriyle ilgili. Büyümüş lenf bezi hastalığı olan kimsenin yüksek geniz sesi olması.

Entree : Giriş hakkı. Başlangıç yemeği. Giriş. Giriş müziği. Antre.

Entry : Kayıt. Malın, belli bir gümrük düzenine göre işleminin yapılması için gerekli olan bilgilerin, ilgililerce gümrüğe verilmesinde kullanılan gümrükçe düzenlenmiş formül. bu formülle anılan bilgilerin gümrüğe verilmesi. Katılma. Madde. Küçük bağlantı odası. Ayrıç. Girme. Giriş yeri. Yabancı ülkelerden gelen kişilerin ya da malların, gümrük sınırını geçerek yurda girişi, a. bk. mal girişi. Sahneye çıkma.

 

Pinheads : Kuş beyinli. Küçük ve önemsiz şey. İğne başı. Mankafa. Küçük kafalı. Toplu iğne başı. Beyinsiz.

Pinghead synonyms : entryway.

Pinghead zıt anlamlı kelimeler, Pinghead kelime anlamı

Low : (ses) yavaş. Böğürme. Az. Yıkmak. Ucuz. Böğürmek. Alçak. Düşük. Böğürmek (inek veya öküz).

Fat : Tombul. Yağ. Şişko. Besiye çekmek. Yağlı. Şişman. Yağ asitlerinin gliserolle oluşturduğu bileşik. Yağ asitlerinin karışık yapılı alkollerle meydana getirdiği esterler. Semirtmek.