Pinkest türkçesi Pinkest nedir

Pinkest ingilizcede ne demek, Pinkest nerede nasıl kullanılır?

Pinked : Kenarını oyalamak. Oyalı. Delmek (süngü ile). Kliketli çalışmak (araba). Kenarını zikzaklı kesmek. Saplamak.

Pinker : Ilımlı komünist. Kenarını zikzaklı kesmek. Tavşanağzı. Bıçaklamak. Saplamak. Teklemek. Süngü ile delmek. Solcu (ılımlı). Kenarını oyalamak. Pembe.

Pinkeye : Pembe göz. Göz iltihabı. Pembe göz hastalığı. Konjonktivit. Sığırların bulaşıcı keratokonjunktivitisi. Konjonktiv iltihabı. Göz nezlesi.

Pink bollworm : Pembe kurt. Yılda birkaç kuşak üreyerek, pamuk ve bamya tarlalarında büyük yıkımlara yol açan, kırmızımsı tırtıl.

Pink eye : Epidemik konjunktivit. Göz yangısı (medikal tıp terimi).

In the pink of condition : Tam formunda. Sağlıklı. Çok iyi.

Be in the pink : Sapasağlam olmak. En güzel halinde olmak. Turp gibi olmak.

Pink tooth : Pembe diş hastalığı. Eritropoetik protoporfiri.

Pink slip : İşten çıkarma bildirimi. İhtarname. İhbarname.

Clove pink : Tarla karanfili. Karanfil çiçeği. Bir tür karanfil.

İngilizce Pinkest Türkçe anlamı, Pinkest eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Pinkest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chive : Frenk soğanı. Sarmısak. Frenksoğanı. Çayv. Bıçak.

Hesitates : Duraksamak. Çekinmek. Tereddüd etmek.

Carve up : Taksim etmek. Bölmek. Paylaştırmak.

Endue : Üzerine almak. Bazı vasıflarla veya yeteneklerle donatmak. Giyinip kuşanmak. Elbise giymek. Örtmek. Üstlenmek. Giymek. Giydirmek. Sağlamak (bazı şeylerle). Vermek.

Knifes : Çakı. Bıçakla kesmek. Tığ. Boya bıçağı. Bıçak. Arkadan vurmak. Kesmek.

Expend : Sarf etmek. Bitirmek. Sarfetmek. Vermek. Tüketmek. Harcamak.

Roll over : Bir taraftan öbür tarafa yuvarlanmak. Uyum sağlamak. Mahkum arkadaşını satmak. Devrilmek. Daha uzun vadeli bir işleme dönüştürmek. Teslim olmak. Çevirmek. Baş veya boyun eğmek. Yuvarlanmak. Takla atmak.

Pinked : Kliketli çalışmak (araba). Oyalı.

Lancinate : Delik açmak. Yırtmak. Yarmak. Koparmak. Delmek.

Fund : Yatırmak. Fon. Özel yatırım. Kaynak. Ödenek. Para sağlamak. Stok. Belirli bir iş için gerektikçe ödenmek üzere ayrılıp işletilen para. bir işletmenin başka varlıklarından fiziksel olarak ya da sayışımla her iki biçimde ayrılmış ve özel kullanımlara bağlanılmış bir ya da bir bölüm varlık. Birikim. Yaygın ve birleşik üretim ve yapım ortaklıklarına ilişkin dokuncaları karşılamak amacıyla yıllık net gelirlerden belirli bir oranda ayrılan karşılık.

Pinkest synonyms : indue, place, enable, kicking, jab, pinker, malfunction, stab, knocks, drop, pinko, empower, commit, pierce, kick, empierce, pierces, pink, tie up, carnation, knifed, hesitate, rosy, lancinating, dig in, knock, job, act up, lodges, put, carnations, knocked, jabbed.

 

Pinkest zıt anlamlı kelimeler, Pinkest kelime anlamı

Divest : Kurtulmak. Elden çıkarmak. Soymak. Yoksun bırakmak. Çıkarmak. Mahrum etmek. Verilen hakkı geri almak. Görevden almak.

Disable : Hizmet dışı bırakmak. Yeteneksiz kılmak. Yasal olarak ehliyetsiz kılmak. Erksiz kılmak. Sakatlamak. Yetkisini almak. Pasifleştirme. Kullanılmaz hale sokmak. Mahrum etmek.