Pinkings türkçesi Pinkings nedir

  • Kliket.
  • Vuruntu.
  • Sürfle yapma.
  • Oya.
  • Vuruntu (motor).
  • Motor vuruntusu.

Pinkings ingilizcede ne demek, Pinkings nerede nasıl kullanılır?

Pinking defect : İşlenmiş et ürünlerinde ortaya çıkan, pembe renkle karakterize kusur. tuzlanmış et ve balıklarda halofilik mikroorganizmaların çoğalmasıyla ürünün yüzeyinde oluşan pembe renkli kusur. Pembeleşme.

Pinking in salted fish : Tuzlanmış balıklarda halofil bakterilerin neden olduğu pembeleşme olarak görülen bozulma, pembeleşme, pinking. Tuzlanmış balıklarda pembeleşme.

Pinking : Sürfle yapma. Kliket. Oya. Tuzlanmış balıklarda pembeleşme. Pembeleşme. Vuruntu (motor). Vuruntu. Pinking. Motor vuruntusu.

Pinkie : Serçe parmağı. Küçük parmak.

Pinkies : Küçük parmak. Pembemsi. Serçe parmağı.

Infectious keratoconjuctivitis pink eye : Sığırların bulaşıcı keratokonjunktivitisi. Enfeksiyöz keratokonjuktivitis.

See pink elephants : Sarhoş olmak. Kafayı bulmak.

Be in the pink : Turp gibi olmak. Sapasağlam olmak. En güzel halinde olmak.

Pinkishness : Pembelik.

Pink eye : Epidemik konjunktivit. Göz yangısı (medikal tıp terimi).

İngilizce Pinkings Türkçe anlamı, Pinkings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pinkings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Embroidery : İşlemecilik. Abartı. Süs. Nakış işleme. İşleme. Nakış.

Assemblage : Meclis. Toplama. Topluluk. Birleştirme. Bir araya toplama. Bir araya toplanma. Kalabalık. Toplanma. Montaj. Küme.

Detonation : Patlatma. Detonasyon. Çok hızlı, düzensiz ve gürültülü bir kimyasal değişim sonucu ısı, ışık ve gazların çevreye yayılması. Çok hızlı yanma. Patlama. Ateşleme. İnfilak.

Embroideries : Nakış. Abartı. Süs. Süslemeler.

Pinking : Pinking. Tuzlanmış balıklarda pembeleşme. Pembeleşme.

Accumulation : Birikme. Yığılma. Yığma. Yığın. Mal ve sermayenin toplanıp çoğalma süreci. tasarrufların yeni yatırımlar şeklinde sermaye stokuna eklenmesi. işletme karının kar payı olarak dağıtılmayıp özkaynağa eklenmesi. Teraküm. Toplanma. Herhangi bir ilaç veya zehirli maddenin değişik nedenlere bağlı olarak bazı organ veya dokularda birikmesi, akümülasyon. Toplama. Birikim.

Anxiety : Şiddetli istek. Vesvese. Merak. Düşünce. Anksiyete. Sıkıntı. Can atma. Bireylerin, toplumsal kümelerin herhangi bir güçlü istek ya da güdülerinin gerçekleşememesi olasılığı karşısında duydukları tedirginlik. Kaygı. Gaile.

Aggregation : Toplanma. Bir araya gelme. Toplanma, bir araya gelme, kümeleşme. saldırı, canlılar arasında beslenma, çiftleşme, yuva alanının korunması gibi savunma, korku veya rekabetle ilgili davranışlar. Hücrelerin yuvarlaklaşması ve üzüm salkımı biçiminde bir araya toplanması. birleştirme, toplayıp yığma, kümelenme, kan pulcuklarının kümelenmesi gibi. Birikim. Toplam olma. Yığışım. Kümelenme. Toplama. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Knocking : Çarpma. Vurma. Eleştiri. Tıklatma. Tekleme.

Lace : Bağ. Süslemek. Bağlamak. Hafif alkol katmak (içkiye). Dantellemek. Bağlanmak. İçki katmak. Renklerle çizgilemek. Bağlarını geçirmek (ayakkabıya). Ayakkabıya bağlarını geçirmek.

Pinkings synonyms : sinking feeling, denotation, laces, detonations, denotations, clicking, collection.

Pinkings zıt anlamlı kelimeler, Pinkings kelime anlamı

Increase : Eder artırımı. Yükseltmek. Büyümek. Arttırmak. Zam yapmak. Artış. Üremek. Artmak. Çoğalmak.

Open : Hiçbir perdeye basılmaksızın tellerin açık bırakıldığı veya tüm tellerin herhangi bir perdeden tek parmakla kapatıldığı durumlarda bile sık kullanılan akorların elde edilebildiği akortlama biçimi. Karara bağlanmamış. Bildirmek. İçten. Ferah. Yarılmak. Fora etmek. Açılmak. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Kısık olmayan (ses).