Pitiryazis rozea nedir, Pitiryazis rozea ne demek

Pitiryazis rozea; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Sütten kesilen domuzlarda karın ve uyluk derisinde bakışımlı pullu, kepeklenme, kızarıklık ve kabarıklıkların oluşumuyla belirgin, estetik dışında önemi olmayan bir hastalık, juvenil püstüler psoriasiform dermatitis, psoryasiform-eksfoliyatif dermatozis.

Pitiryazis rozea anlamı, tanımı

Piti : Bir çeşit yemek

Pitiryazis : Deride yangı olmaksızın sarımtırak boz renkte, ince kepek benzeri, kabukların ve pulların görülmesiyle belirgin insanların bir grup deri hastalığı. Deride kalınlaşma veya derinin bütünlüğünün bozulması yoktur. Evcil hayvanlarda kepeklenmeye benzer tek hastalık domuzların pitiryazis rozeasıdır.

Roze : Bir tür pembe şarap, gül şarabı.

Juvenil püstüler psoriasiform dermatitis : Pitiryazis rozea.

Psoryasiform : Sedef hastalığına benzeyen, onu andıran.

Kabarıklık : Kabarık olma durumu, şişkinlik.

Kızarıklık : Kızarık olma durumu.

Dermatitis : Deri yangısı.

Dermatozis : Derideki her türlü patolojik değişim. Genellikle yangısal olmayan değişimlere atfen kullanılır, dermatopati.

Kepeklenme : Kepeklenmek işi. Derinin epitel tabakalarının kalınlaşması ve pul pul dökülmesi durumu.

Bakışımlı : Bakışımı olan, simetrili, simetrik.

 

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Dermatit : Deride görülen her çeşit iltihaplı hastalık.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Juvenil : Temel olarak ergin bireylere benzeyen fakat henüz eşeysel olgunluğa erişmemiş olan genç bireyler. Gençlikte olan, gençliğe ait olan.

Hastalı : Hastalıklı.

Domuzla : Su değirmenlerinde çarkın bulunduğu ve döndüğü yer.

Bakışım : İki veya daha çok şey arasında konum, biçim ve belirli bir eksene göre ölçü uygunluğu, simetri. Eksen olarak alınan bir doğrudan, benzer noktaları karşılıklı olarak aynı uzaklıkta bulunan iki benzer parçanın birbirine göre olan durumu, tenazur, simetri.

Kızarık : Kızarmış.

Estetik : Sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin kuramsal bilimi, güzel duyu, bedii, bediiyat. Güzellik duygusuna uygun olan. Güzellik duygusu ile ilgili olan. Kusurlu bir organı düzeltmek veya güzelleştirmek amacıyla uygulanan (yöntemler). Güzelliği ve güzelliğin insan belleğindeki ve duygularındaki etkilerini konu olarak ele alan felsefe kolu, güzel duyu, bedii.

Diğer dillerde Pitiryazis rozea anlamı nedir?

İngilizce'de Pitiryazis rozea ne demek ? : ptyriasis rosea