Piyata tabağı nedir, Piyata tabağı ne demek

  • Düz ve büyük yemek tabağı

"Piyata tabağı" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bu ipek gibi et, genel olarak bademli pilavla birlikte gelirdi sofraya piyata tabağında." - N. Araz

Piyata tabağı anlamı, tanımı:

Piyata : Yassı. Yassı ve büyük yemek tabağı.

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Üstün niteliği olan. Büyük abdest. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Önemli. Niceliği çok olan.

Yemek : Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Kandırmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Başkasının parasını harcamak. Ağızda çiğneyerek yutmak. Birine alacağını vermemek, ödememek. Yemek yeme, karın doyurma işi. Isırmak. Yasal yoldan cezalandırılmak.

Düz : Düz rakı. Kıvırcık veya dalgalı olmayan (saç). Yalın, sade, süssüz. Kıvrımlı olmayan, doğru, stabil. Yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan. Çizgisiz, desensiz ve tek renkli. Engebesiz olan yer, düzlük, ova. Kısa ökçeli, ökçesiz (ayakkabı). Yayvan, altı derin olmayan. Yüzeyinde girinti çıkıntı olmayan, müstevi.

 

Ve : İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz. Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu.