Plane of the ecliptic türkçesi Plane of the ecliptic nedir

  • Tutulum düzlemi.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Ekliptik düzlem.
  • Tutulum çemberinin oluşturduğu ve eşlek düzlemiyle aralarında 23° 27"lık açı bulunan düzlem.

Plane of the ecliptic ingilizcede ne demek, Plane of the ecliptic nerede nasıl kullanılır?

Plane : Düzlemsel. Rende. Planya. Düz (yüzey). Rendelemek. Yassı. Rende ile düzeltmek. Düz. Süzülmek. Dümdüz.

Of : Yüzünden. -dan. Karşı. -den övünerek bahsetmek. -in. -nın. -den. Den. -li. Hakkında.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık.

Ecliptic : Tutulma dairesi. Tutulma çemberi. Ekliptik. Güneşin izlediği yol. Yeryuvarının güneş etrafındaki yörünge düzlemi. Güneş tutulmasına özgü. Güneş tutulması ile ilgili. Tutulum. Güneşin gökyuvarı üzerinde yıllık devinimini yapar gibi göründüğü sobe biçimli yörünge. Tutulum çemberi.

Plane of polarization : Doğrusal ucaylı ışık dalgasının, elektriksel yönleci doğrultusuna dik olan bakışım düzlemi. Polarlama düzlemi. Ucaylanım düzlemi. Ucaylanma düzlemi. Kutuplanma düzlemi. Polarma düzlemi. Kutuplama düzlemi. Polarizasyon düzlemi.

 

Plane of reference : Dayanak düzlemi.

Plane of symmetry : Bakışım düzlemi. Bir kristali, oylumca iki salt eşit parçaya ayıran düzlem. Simetri düzlemi. Bir nesneyi bir yarısı ötekinin ayna bakışımlısı olan iki parçaya ayıran sanal düzlem. Fizik, jeoloji alanlarında kullanılır.

Plane of reflection : Bakışım işlemleri arasında yer alan yansıma noktalarını, bir düzlemin öbür yanında eş uzaklıktaki karşıtlarını bulma işlemini saptayan düzlem. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yansıma düzlemi.

Plane of vibration : Işıkta ve öteki akımmıknatıssal dalgalarda elektrikseli titreşim yönlecinin içinde bulunduğu, ucaylanım düzlemine dik düzlem. Titreşim düzlemi.

İngilizce Plane of the ecliptic Türkçe anlamı, Plane of the ecliptic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plane of the ecliptic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.

Agricultural co operative : Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık. Tarım kooperatifi.

Afforestation : Bir bölgenin ağaçlandırılması. Ağaçlandırma. Ormanlaştırma. Orman yetiştirme. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma.

Adventife cone : Yan koni. Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler.

 

Agrarian geography : Tarım coğrafyası. İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü.

Abrasion platform : Dalga aşındırma düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırması düzlüğü.

Altimetric profile : Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş. Kesit.

Agricultural specialisation : Tarımsal özelleştirme. Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi.

Alluvial deposit : Alüvyon. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Lığ.

Age pyramid : Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge. Yaş piramidi.

Plane of the ecliptic synonyms : air route, aluvial terrace, abandoned meander, aluvial coast, agricultural production, ageing of the population.