Planishing türkçesi Planishing nedir

  • Döverek metal sertleştirme.
  • Düzeltmek.
  • Döverek düzlemek.
  • Preslemek.
  • Silindirle üzerinden geçmek.

Planishing ingilizcede ne demek, Planishing nerede nasıl kullanılır?

Planish : Preslemek. Düzlemek. Düzeltmek. Dövüp düzlemek. Döverek metal sertleştirmek. Silindirle üzerinden geçmek. Donatmak. Döverek düzlemek.

Planisher : Cilalayıcı. Düzleyici. Düzleme makinesi. Düzleme çekici.

Planisphere : Düzlem yuvar. Düzlemküre. Gökyüzü haritası. Düzlemyuvar.

İngilizce Planishing Türkçe anlamı, Planishing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Planishing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ameliorated : Gelişmek. Düzelmek. İyileşmek. Ondurmak. İyileştirmek. Geliştirmek. Abat eylemek. Islah etmek.

Adjusts : Hizaya getirmek. Parlamak. Uydurmak. Ayarlamak. Halletmek. Alıştırmak. Belirlemek. Alışmak. Adapte olmak.

Planish : Donatmak. Düzlemek. Dövüp düzlemek. Döverek metal sertleştirmek.

Ameliorate : İyileştirmek. İyileşmek. Düzelmek. Geliştirmek. Abat eylemek. Gelişmek. Islah etmek. Ondurmak.

Ameliorating : Islah etmek. İyileşmek. Düzelmek. Geliştirmek. İyileştirmek. Gelişmek. Ondurmak. Abat eylemek.

Amended : İyileştirmek. Değişmek. Düzelmek. Düzeltildi. İyileşmek. Değiştirmek (kanun vb).

 

Disappearance : Yitimlik. Gözden kaybolma. Gaiplik. Hukuk, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ses düşmesi. Ortadan kaybolma. Kayboluş. Alıcının saptadığı bir konunun, alıcı durdurulup görüş alanından çıkarılarak çevirime devam edildiği durumlarda bu konunun birdenbire ortadan yitmiş görünmesine dayanan sinema hilesi. Yitim. Yalın veya ekler ile genişletilmiş olan kelimelerin ön, iç ve sonlarında bulunan seslerden birinin, çeşitli etkenlerle yitirilmesi olayı. bunlar ön ses düşmesi, iç ses düşmesi ve son ses düşmesi diye gruplandırılabilir: || ısıcak > sıcak, ısıtma > sıtma, uyukla- > yukla- «uyumak, uyuklamak», dirilik > dirlik, ilerile-> ilerle-, aşıla- > aşla-, oyuna- > oyna-; küçükcük > küçücük, yanakcık > yanacık, ufakcık > ufacık, ufakrak > ufarak, çabukcak > çabucak; oğulan > oğlan, çiftçi > çifçi, üstçavuş > üsçavuş, astteğmen > asteğmen, rastgele > rasgele, kelgen > gelen, kelgüçi > gelici vb.

Arrange : Bağlamak. Aranje etmek. Ayarlamak. Yapıt yaratmak. Oluşturanın özelliğini taşıyan bir yapıt ortaya koymak. Uyuşmak. Bitirmek. Saptamak.

Extruding : Sıkıp çıkarmak. İhraç etme. Pırtlamak. İhraç etmek. Cendereleme. Tahılların besleyici değerini artırmak amacıyla buharla ısıtılarak yumuşatılması, öğütülüp basınç altında burgulu çelik borudan geçirilmesi. Çıkarmak. Suyunu çıkarma. Sıkma.

Adjust : Ayar çekmek. Standartlaştırma. Halletmek. Ayarlama. Hizaya getirmek. Bir ölçü aracını, ırakgörürü istenilen koşulları sağlayacak biçimde kurup çalışır duruma getirmek. Uydurmak. Ayarlamak. Uyum göstermek.

Planishing synonyms : ameliorates, calibrates, amending, extrudes, presses, betters, calibrate, arranges, better, amend, extrude, bettering, press.

Planishing zıt anlamlı kelimeler, Planishing kelime anlamı

Appearance : Görünme. Görünüm. Dış görünüş. Şemail. Ortaya çıkma. Zuhur. Belirme. Kılık. Kılık kıyafet. Göze görünme.