Plantar türkçesi Plantar nedir

Plantar ingilizcede ne demek, Plantar nerede nasıl kullanılır?

Plantar necrosis : Taban yastığı nekrozu. Plantar nekroz.

Fossa plantaris : Taban çukuru. Atgillerde ve sığırda corpus femoris'in distalinde, arka yüzle yan yüzün sınırında görülen çukurluk, fossa plantaris. Fossa plantaris.

Ligamentum centroqartale plantare : Ligamentum sentrokuartale plantare. Os tarsi centrale ile os tarsale ıv arasındaki bağ.

Ligamentum talocalcaneum plantare : Aşık kemiğinin üst ve iç kısmından çıkıp topuk kemiğine bağlanan bağ. Ligamentum talokalkaneum plantare.

Nervus digitalis plantaris communis iii : Nervus digitalis plantaris kommunis ııı. M. flexor digitorum profundus ile m. interosseus medius arasında seyreden sinir.

Plantain eaters : Muzcul. Muzculgiller. Kuşlar (aves) sınıfının, guguksular (cuculiformes) takımının, guguk kuşları (cuculi) alt takımından, gagaları kuvvetli ve kenarları dişli, afrika'da yaşayan, afrika muzculu (turacus fischeri), kap muzculu (musophaga violacea) türleri iyi bilinen bir familya. Muz yiyen.

Verrugas plantares : Verruga plantarları. Plantar yumurlar. Plantar siğiller.

Plantal : Bitkisel.

Nervus plantaris medialis : Taban iç yan siniri. N. tibialis’in, art. tarsi'den sonra iç tarafta seyreden son kolu, nervus plantaris mediyalis.

 

Nervus digitalis plantaris proprius iv axialis : Dördüncü parmağın tabanının eksen özel siniri. Nervus digitalis plantaris proprius ıv aksiyalis.

İngilizce Plantar Türkçe anlamı, Plantar eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plantar ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Floor : Cimnastik alıştırmalarında, vücudun değişik bölümlerine dayanak ve direnç sağlayan yüzey. Afallatmak. Yeri kaplamak. Taş döşemek. Yenmek. Jimnastik, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tam gaz vermek. Kat. Köklemek.

Thenar : Aya. Avuç. Avuç içi. El ayası. Tenar.

Architrave : Çerçeve. Döşem sanatında pencere ve kapı çerçevesine verilen ad. sahne çerçevesinin üst parçası. Sütun baştabanı. (sütun) baştaban. Baştaban. Arşitrav. Sütun baş tabanı.

Bases : Düzlemler. Temel. Hidrojen iyonlarını alan kimyasal maddeler. Depart. Kök. Üs. Baz. Kaide.

Ground row : Dekorda, oyun gereği kullanılan taban.

Girder : Putrel. Mertek. Kiriş. Potrel. Hatıl. Ana kiriş. Yollama. Direk.

Footplate : Makinayı çalıştırırken çalışanın üzerinde durduğu özel platform veya alan. Taşıt basamağı. Taban plakası. Taban levhası. Ayaklık.

Basements : Yeraltı. Bodrum kat. Zemin kat. Oturtmalık. Bodrum. Bodrum katı.

Foot wall : Fay sistemlerinde taban blok. Ayak duvarı. Taban blok. Topuk duvarı. Taban duvarı.

Sole : Ayağın yere basan ve parmak dibi ile topuk arasında kalan hafifçe çukur bölgesi. Taban koymak. Tek. Kaide. Yegane. Pençe vurmak. Pençe. Dil balığı.

Plantar synonyms : grassroots, baseplate, basal, fundament, architraves, soled, soling, basement, girders, basis, base.

Plantar ingilizce tanımı, definition of Plantar

Plantar kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to the sole of the foot. As, the plantar arteries.