Plasticizer türkçesi Plasticizer nedir
- Yoğrukların biçimlendirilmesinde kullanılan, yoğruluk özelliklerini etkileyen fıtalatlar gibi kimyasal özdeklere verilen ad.
- Yoğruklayıcı.
- Akışkanlaştırıcı.
- Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Plastikleştirici.
- Akışkanlaşdırıcı.
- Sünükleştirici.
- Yumuşatıcı.
- Yoğruklaştırıcı.
- Plastik yapıcı.
- Yoğruklaştırıcı madde.
- Filmlerin, kuşakların esnekliğini sağlamak, bozulmasını önlemek için tabana katılan, uçucu olmayan sıvı özdek.
Plasticizer ingilizcede ne demek, Plasticizer nerede nasıl kullanılır?
Plasticize : Yoğurmak. Plastikleştirmek. Plastik yapmak. Sündürmek.
Plasticized : Plastikleştirilmiş. Plastize edilmiş. Sündürmek. Yoğurmak. Plastikleştirici katılmış.
Plasticizes : Plastik yapmak. Yoğurmak. Plastikleştirmek. Sündürmek.
Plasticization : Plastikleşme. Plastikleştirme.
Plasticizing : Plastikleştirme. Akışkanlaştırma. Yoğurmak. Sündürmek.
Plasticisers : Yoğruklaştırıcı madde. Akışkanlaştırıcı. Plastikleştirici. Plastik yapıcı. Akışkanlaşdırıcı. Yumuşatıcı. Sünükleştirici. Yoğruklaştırıcı.
Plastic arts : Plastik sanatlar. Yoğrumlu sanatlar. Plastik sanat.
Plasticity : Şekil verilebilirlik. Esneklik. Yoğrulabilme. Makaslama zorlamasına tutulan kimi katıların sürekli akış özelliği. Yoğrulabilirlik. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yoğrulduk. Mekanik gerilim altında uğradığı biçim değişimini, bu etki kalktıktan sonra da sürdürme özelliği. Plastik olma durumu. Plastiklik.
Plasticine indicator : Macun gösterge. Uzun atlamalarda, atlama çizgisine basarak atlayanların ayak izlerini saptamaya yarayan, sıçrama tahtasına sıvanmış macun yüzey. bu macun yüzey 5 cm. kalınlığında, 10 cm. genişliğindedir.
Plastic analysis : Plastik analiz. Yoğrumsal çözümleme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dış dünyadaki varlıkların, cisimlerin anlamlarını ve yol açabilecekleri çağrışımları, belirli bir anlayış ve amaçla değerlendirme ve kullanma işi. bunun için yapılan seçme.
İngilizce Plasticizer Türkçe anlamı, Plasticizer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Plasticizer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Flux oil : Bitüm yumuşatıcısı. Yumuşatıcı yağ.
Eccoprotic : Bağırsakları temizleyici madde. Kabızlık giderici.
Balsamic : Belesan yağı içeren. Huzur veren. Balzamik. Dinlendirici. Balsamik. Güzel kokulu. Belesan ile ilgili. Balsam içeren. Balsamlı. Kokulu.
Relaxing : Gevşetici. Relaksan. Dinlendirici. Dinlendiren. Gevşeme. Gerginlik giderici. Bir soruşturu ya da görüşmede kendisine soru yöneltilen kişinin başlangıçta gösterdiği kuşku, tedirginlik ve gerilimden kurtularak yumuşama durumu. Huzur veren. Rahatlatıcı.
Lenitive : Lenitif. Sakinleştirici. Dindirici. Yatıştırıcı. Biraz müshil. Dindirici şey.
Emollient : Deriyi yumuşatan merhem. Müsekkin. Müleyyin. Yumuşatan. Yumuşatıcı (cilt). Ağrıyı hafifleten ilaç. Emoliyan. Yumuşatan (deriyi).
Emolient : Yumuşatan. Yumuşatıcı madde.
Emollients : Deriyi yumuşatan merhem. Yumuşatan. Losyon (deri için). Müsekkin. Yumuşatıcı kremi. Yumuşatıcı (cilt). Emoliyan. Yumuşaklaştıran ve pürüzsüzleştiren şey. Müleyyin.
Softening : Gevşeme. Yumuşatan. Yumuşatma. Aşırı olgunlaşma. Sertliğini giderme. Sudan kalsiyum ve magnezyum gibi metal iyonlarının çıkarılması. Beyin sulanması. Beyin zarının yumuşaması. Yumuşama.
Laxative : Peklik giderici. Kabız giderici. Dışkının yumuşamasını sağlayarak atılımını kolaylaştıran. Laksativ. Gevşetici. Laksatif. İç sürdürücü. Kabızlık giderici.
Plasticizer synonyms : plasticiser, softener, softeners, fabric softener, temperer, plasticisers.

Bu kısımda Plasticizer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Plasticizer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Plasticizer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Plasticizer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.