Plunked türkçesi Plunked nedir

Plunked ingilizcede ne demek, Plunked nerede nasıl kullanılır?

Plunk down money : Parayı bastırmak.

Plunk : Vurmak. Çarpmak. Tam. Düşmek. Dan diye. Tam ortasına. Güm diye. Küt diye. Patlamak.

Plunking : Patlamak. Dan diye. Tam. Çarpmak. Vurmak. Güm diye. Gümlemek. Küt diye. Düşmek.

Plunks : Vurmak. Gümlemek. Patlamak. Tam. Güm diye. Küt diye. Dan diye. Düşmek. Çarpmak.

Plunder : Yağmalanan mal. Talan etmek. Yağma etmek. Çalmak. Yağma. Çapul. Çupulculuk. Yağmacılık. Çalınmış eşya. Mal.

Plunderage : Yağmacılık. Yağmalama. Soygunculuk.

Plundered : Yağmalanmış. Talan etmek. Yağmaya uğramış. Yağmalamak. Alan talan olmuş. Çalmak. Soymak.

Plunge into : Gömülmek. -e daldırmak. Dalmak. İçine dalıvermek. Batırmak. Saplamak. -e dalmak. Hemen (bir şeyi anlatmaya) başlamak. Daldırmak. Sokmak.

Plundering : Soyma. Yağmalamak. Çalmak. Yağma. Soymak. Talan etmek. Yağmacılık. Soygunculuk. Yağmalama.

Plunged : Büyük oynamak (kumar). Atılmak. Altüst edilmek. Saplamak. Batmak. Daldırmak. Batırmak. Dalmak. Düşmek. Darmadağın edilmek.

İngilizce Plunked Türkçe anlamı, Plunked eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plunked ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Fall : Satakda mal, pay belgiti, para kambiyo ve benzerleri geçer değerlerindeki düşüş. Tam yerine denk gelmek. Çökmek. Azalmak. Eğimli olmak. Gece çökmek. Hastalanmak. Düşme.

Biffing : Am. Yumruk atmak. Yumruk vurmak. Vajina. Bıff. Yumruk. Yumruklamak. Darbe.

Come down in the world : Daha kötü bir yaşam sürmeye başlamak. Gerilemek. Feleğin sillesini yemek. Durumu bozulmak. Yoksullaşmak. Hayatta başarısızlığa uğramak. Attan inip eşeğe binmek. Eskiyip yıkılmaya yüz tutmak. Biri eskiden sahip olduğu para ve prestijini kaybetmek.

Jump : Fırlamak. Atlamak. Sıçrama. Tullanmak. Sevişmek. Atlama. Sıçrayış. Birdenbire yükselmek. Hoplamak. Havada takla.

Crashes : Batmak. Hızla iflas etmek (işyeri). Gürültüyle düşmek. Gürültüyle çarpmak. Kırılma. Büyük bir gürültü yapmak. Davetsiz olarak gitmek. Sabahlamak.

Slap : Yüzüne vurmak. El ile vurmak. Şaplak atmak. Doğruca. Bas gitarda, genellikle çekiçleme, salma ve kaydırma eşliğinde icra edilen, telleri tınlatan elin baş parmak ekleminin yanıyla bir tele hızlıca vurulması ve çoğunlukla bu hareketin ardından patlatma uygulanması yöntemi. Çalmak. Tokatlamak. Tokat vurmak. Şamar atmak.

Power dive : Motorlu dalış (uçak). Gazlı pike.

Condescends : Sözde alçakgönüllülük göstermek. Tenezzül etmek. Küçümsemek. Tenezzül. Lütfetmek. Küçümseme ile davranmak.

At the time : O dönemlerde. O zaman. O anda. O zamanda.

Plonk : Tam ortasına. Köpeköldüren. Ucuz şarap. Kalitesiz şarap. Bam diye. Tam yerine.

Plunked synonyms : crumble, with a sharp blow, burst, with a thud, biff, parachute, bump, go down, bashes, contrived, crashed, crack, intended, birch, chute, barged, croaked, beat, boffs, come down, deep laid, accomplished, duck, a hundred percent, detonates, bang, complete, boom, break out, blithering, condescended, bashed, kick off.

 

Plunked zıt anlamlı kelimeler, Plunked kelime anlamı

Rise : Zam. Havalanmak. Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Açılmak. Kabarmak. Yükseltmek. Yükselmek. Çıkmak. İyileşmek. Şiddetlenmek.

Ascend : Ziyadeleşmek. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Ağmak. Tırmanmak. Çıkmak. Yukarı çıkmak. Çıkmak (tahta). Yükselmek. Tahta çıkmak. Artmak.

Unintended : İstemeden yapılan. Kasıtsız.

Plunked antonyms : unplanned, unpremeditated.