Population genetics türkçesi Population genetics nedir

  • Yığın genetiği.
  • Nüfus genetiği.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Popülasyon genetiği.
  • Tek tek bireyler yerine, topluluklarda, mendel kalıtımının sonuçlarını matematiksel terimlerle ifade eden genetiğin bir kolu.
  • Populasyon genetiği.

Population genetics ingilizcede ne demek, Population genetics nerede nasıl kullanılır?

Population : Biyoloji, coğrafya, eğitim, ekonomi, fizik, kimya, uzay, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Populasyon. Yeryüzünde, sınırları belli geniş ya da küçük bir bölgede insanların toplam sayısı. İstatistikte, belirli bir özelliğe sahip bireylerin tümünün oluşturduğu topluluk. Özdeş nesnelerim oluşturduğu topluluk. Şenlik. Çoğa. Sekene. Genel olarak, yaş, kimyapı, uzay dağılımları ve hızları bakımından benzer özellik gösteren dizgelere (özellikle samanyoluna) ilişkin yıldızlar kümesi. öbek ı yıldızları, samanyolu düzlemi yöresine dağılmış, daha çok sarmalın (spiral) kollarında yığılmış yavaş yıldızlar; öbek ıı yıldızları, samanyolunun dışına doğru dağılmış, dikeyhızları yüksek (50 km/sn, den fazla), çoğu rr lyr tipinde olan yıldızlardır. Var olan şeylerin insan zekasıyle kavranabilen bütünü ve özellikle gök varlıklarının tümü. sayılama bakımından gözlenebilir durumda olan ve birtakım ortak özellikler taşıyan birey ya da nesnelerden oluşan kümeye verilen ad.

 

Genetics : Soyaçekim bilimi. Genetik bilim. Genetik. Kalıtım birimi olan genlerin yapısını, görevini ve bir dölden diğerine nasıl aktarıldığını inceleyen bilim dalı. genetik. Kalıtım bilimi. Kalıtım kuralları ve kalıtsal özellikleri konu alan biyoloji dalı, soya çekim. Kalıtım. Soyaçekim olaylarını inceleyen biyoloji dalı. Soyaçekim. Biyoloji, eğitim alanlarında kullanılır.

Population analysis : Yığılım çözümlemesi. Nüfus çözümlemesi. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Uygulamalı araştırmalar yoluyla toplanan nüfus verilerinden yararlanarak yapılan bilimsel çözümlemelerden sonuç çıkartılması. Özdecik yörüngeçleri bulunduktan sonra, eksicik dağılımını yörüngeçlerdeki öğeciksel katsayılar türünden veren cebirsel işlem.

Population as a whole : Toplam nüfus. Dolaylı ya da dolaysız olarak ışınım etkisindeki işlerde çalışanlarla, toplumun geriye kalan kesimini oluşturan nüfusun toplamı.

Population census : Nüfus sayımı. Populason sayımı. Çoğa sayımı. Başta cins, yaş, doğum yeri, öğrenim durumu ve uğraş olmak üzere bir çoğanın belli başlı ayrıtlarını, tüm birimleri tarayarak saptayan sayım.

Population changes : Bir ülke nüfusunun sayısında belli bir zaman süresi içinde doğumlar ve göçler sonucu gerçekleşen artma ya da azalma. bir ülke nüfusunun türlü özellikler bakımından bileşiminde gerçekleşen değişmeler. Nüfus değişimleri.

İngilizce Population genetics Türkçe anlamı, Population genetics eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Population genetics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Aardvark : Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Yer domuzu.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

Acacia : Arap zamkı. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Population genetics synonyms : abramis zone, aardwolf, abo blood groups system, abductor muscle, abiotic environment, a chromosome.