Portugese water dog türkçesi Portugese water dog nedir

  • Portekiz’den köken alan ve portekiz’de varlığı yüzyıllardır bilinen eski ve yaygın, balıkları ağlara yönlendirmek, yakalamak, bozulan ağları toplamak, kıyı ile gemi veya gemiler arasında haber taşımak, yükleri korumak gibi sayısız işte kullanılmış, orta boyutta, dayanıklı ve kaslı, tüyleri değişiklik gösterebilen, tek katmanlı, tüy dökmeyen ve hipoallerjenik özellikte, rengi siyah, beyaz, kahverengi, beyaz-koyu benekli, siyah veya kahverengi-beyaz benekli, gümüş veya gri olabilen, parmak araları yüzmede kolaylık sağlayan tarzda perdeli, suyu seven, canlı, enerjik ve neşeli, duyarlı, sadık ve itaatkar yapıda, cesur, çok zeki ve eğitime yatkın, eşyaları çiğneme davranışıyla ünlü, günümüzde bekçi köpeği olarak da kullanılan, balıkçılara çeşitli işlerinde yardım amaçlı yetiştirilen köpek ırkı.
  • Portekiz su köpeği.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Portugese water dog ingilizcede ne demek, Portugese water dog nerede nasıl kullanılır?

Portugese : Portekizli.

Water : Suluboya. Ağız sulanmak. Kimyasal formulü h2o olan, 4o c’de maksimum yoğunluğa ulaşan, sıvı, gaz veya buz olarak dünya yüzeyinin % 70,8’ini kaplayan bileşik. Sulamak. Göz sulanmak. Su. Sulandırmak. H2o; yer yüzeyinin en büyük bölümünü oluşturan, kimyaca çok kalımlı, renksiz, kokusuz, tatsız sıvı. Sulanmak. Su vermek.

 

Dog : Bozulmak. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İt. Sıkıca kilitlemek veya sürgülemek veya kenetlemek. Etçiller (carnivora) takımından, evcil olan, her türlü besinle beslenebilen, günümüzde 400 kadar ırkı bulunan bir tür. köpek. Ocak demiri. Peşini bırakmamak (kötü bir şey). Evcil köpek. Av sürmek. Peşini bırakmamak.

Water dog : Su köpeği. Tecrübeli gemici. Yağmur habercisi küçük değişken bulut. Deniz kurdu. Su kuşları yakalamak üzere eğitilmiş köpek (zooloji). Suya girmekten zevk alan kimse. Yüzücü köpek. Suda olmaktan hoşlanan kimse. Su faresi. Denizci.

İngilizce Portugese water dog Türkçe anlamı, Portugese water dog eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Portugese water dog ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı. Karın ağrısı.

 

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdomen : Karın. Karın (böcek gövdesinde). Böcek gövdesinin alt kısım. Karnın altı. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Batın. Abdomen.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Portugese water dog synonyms : abdominal distention, abdominal fat necrosis, abattoir, a crochordon, abaxial, abamectin.