Pose as türkçesi Pose as nedir

  • Süsü vermek.
  • Kendine ... süsü vermek.
  • Poz yapmak.
  • Numara yapmak.
  • Kılığına girmek.

Pose as ingilizcede ne demek, Pose as nerede nasıl kullanılır?

Pose : Frikik vermek. Tavır koymak. Yerleşmek. Poz vermek. Doğurmak (sorun). Şaşırtmak. Ortaya çıkarmak. Tavır takınmak. Şaşkınlık uyandırmak. Sormak.

As : Olduğu gibi. Halde. Olarak. Babında. İçin. Mademki. Çünkü. Gibi. Toplam sunum. Diği gibi.

Posed : Sormak. Taslamak. Poz verdirmek. Tavır takınmak. Soru sorarak şaşırtmak. Poz vermek.

Poseidon : Poseydon. Bir tür güdümlü deniz altı torpili. Tanrılar kronos ve rhea'nın oğlu (yunan mitolojisi). Deniz tanrısı. Bir çeşit deniz altı füzesi.

Poser : Poz veren kimse. Model. Şaşırtıcı soru. Numaracı. Subje. Zor soru. Poz veren kişi.

Posers : Subje. Poz veren kişi. Numaracı. Poz veren kimse. Şaşırtıcı soru. Model. Zor soru.

İngilizce Pose as Türkçe anlamı, Pose as eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pose as ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Put on an act : Rol kesmek. Caka satmak. Ayak yapmak. Rol yapmak. Oynamak. Yapmacıklı davranmak. Hava atmak.

Attitudinizing : Kasılmak. Yapmacık davranmak. Tavır takınmak. Havalara girmek. Pozuna girme.

Attitudinized : Havalara girmek. Pozuna girilmiş. Yapmacık davranmak. Tavır takınmak. Kasılmak.

 

Sham : Yalandan yapmak. Taklit. Ayak yapmak. Hile. Danışıklı dövüş. Yapmacık. Dolandırıcı. Yalan. Sahte.

Pretend to : İddiasında olmak. Taslamak. İddia etmek.

Attitudinizes : Kasılmak. Yapmacık davranmak. Trip yapmak. Havalara girmek. Tavır takınmak. Tavır koymak. Trip atmak. Tavır almak. Çalım satmak.

Shamming : Yapar gibi görünmek. Hasta takliti yapma. Taklidi yapmak.

Act : Çeşitli güdülerden kaynaklanan ve tanısal bir içeriği olan amaçlı davranış. Etki etmek. Hukuk, kimya, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Oyuncunun gerekli ses uygulayımı ve gövde hareketleri ile bir oyun kişisini canlandırması ya da göstermesi. Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak. Oynamak (rol). Yasa. Oynamak. Numarası yapmak.

Fake : Sahte. Takınmak. Uyduruk. Taklit etmek. Vurmak. Bir oyuncunun karşı takım oyuncusunu şaşırtmak ve kendi hareketini gizlemek için yaptığı değişik hareket. Sağ gösterip sol vurmak. Dolandıran. Uydurma.

Pose : Sormak. Yerleşmek. Poz verdirmek. Doğurmak (sorun). Poz vermek. Hayret ettirmek. Tavır koymak. Ortaya çıkarmak. Taslamak.

Pose as synonyms : acted, strike an attitude, pass oneself off as, fakes, masquerades, affect, pretend, play act, masqueraded, pretending, masquerade, performed, masquerade as, attitudinize, performs, perform, pretends, make a show of.