Posed türkçesi Posed nedir

  • Poz verdirmek.
  • Soru sorarak şaşırtmak.
  • Sormak.
  • Taslamak.
  • Poz vermek.
  • Tavır takınmak.

Posed ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary posed for a picture together.
Turkish: Ali ve Mary bir resim için birlikte poz verdi.

English: Everyone posed for a picture.
Turkish: Herkes bir resim için poz verdi.

English: The couple posed for the photograph.
Turkish: Çift fotoğraf için poz verdi.

English: He posed a problem.
Turkish: O bir sorun çıkardı.

English: Ali posed for a picture in front of his office building.
Turkish: Ali ofis binasının önünde bir resim için poz verdi.

Posed ingilizcede ne demek, Posed nerede nasıl kullanılır?

Ill posed : Kötü konumlanmış.

Well posed : İyi konumlanmış.

Apposed : Yakınlarda duran. Yan yana koymak. Yakına koyulmuş. Yakına koymak.

As opposed to : -e karşı olarak. -in aksine olarak. -e zıt olarak. -e karşın. -e karşılık. -in aksine.

Be composed : Bestelenmek.

Case disposed of by final judgement : Kesin yargı.

Being exposed : Meydana çıkarılmış olma. Örtüsü kaldırılmış olma. Gösterilme. Gün ışığına çıkarılmış olma. Ayyuka çıkarılmış olma. Gösterilmiş olma.

Be opposed to : Karşı olmak. Aleyhinde olmak.

Be disposed to : Eğiliminde olmak. Eğilimi olmak.

Composed : Aynı olay üzerinde çeşitli güçlerin bileşik etkisi. Kompoze. Oluşmuş. Kendi halinde. Sakin. Oluşan. Bileşke. Bileşmiş.

 

İngilizce Posed Türkçe anlamı, Posed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Posed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dissimulate : İkiyüzlülük etmek. İki yüzlülük yapmak. Gizlemek (gerçeği). Yalandan göstermek. Belli etmemek. Duygularını gizlemek. Başka türlü göstermek.

Masquerade as : Kılığına girmek. Ayağına yatmak. Gibi yapmak. Rolü yapmak. Kendini ... gibi göstermek.

Inquires : Tahkik etmek. Sorgulama yapmak. Soruşturmak. Aramak. Akıl sormak. Bilgi almak. Araştırmak. Soru sormak.

Dissimulates : Başka türlü göstermek. Gizlemek (gerçeği). İki yüzlülük yapmak. İkiyüzlülük etmek. Belli etmemek. Duygularını gizlemek.

Strike an attitude : Tavır yapmak. Poz yapmak. Tavır koymak.

Attitudinize : Kasılmak. Yapmacık davranmak. Trip atmak. Tavır koymak. Trip yapmak. Havalara girmek. Poz yapmak. Çalım satmak. Tavır almak.

Assume : Gerçek saymak. Yerine getirmek. Üstüne almak. Varsaymak. Ele geçirmek. Addetmek. Zannetmek. Hükmetmek.

Assumes : Addetmek. Saymak. Sanmak. Hükmetmek. Takınmak. Almak. Farzetmek. Varsaymak. Zannetmek.

Inquired : Tahkik etmek. Soruşturmak. Araştırmak. Aramak. Soru sormak. Akıl sormak. Sorgulama yapmak. Bilgi almak.

Consults : Bakmak. Akıl danışmak. Danışmak. Dikkate almak. Görüş alışverişinde bulunmak. Görüşmek. Danışmanlık yapmak. Başvurmak. Danışmanlık vermek.

Posed synonyms : postures, dissimulating, posing, enquiring, feigns, posturing, asks, inquire about, enquired, affects, poses, demands, demanded, affect, take a stand, ask, sits, sit for, demand, enquires, posture, pose, inquire, postured, sit, ask about, attitudinizes, attitudinized, consult, dissimulated, enquire, attitudinizing, feign.

 

Posed zıt anlamlı kelimeler, Posed kelime anlamı

Unposed : Gerçek. Doğal. Sahte olmayan. Yapmacık olmayan.

Posed ingilizce tanımı, definition of Posed

Posed kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Firm. Fixed. Determined.