Possums türkçesi Possums nedir

  • Avustralya keseli sıçanı.
  • Kuskusgiller.
  • Memeliler (mammalia) sınıfının, keseliler (marsupialia) takımının, iki ön dişliler (diprotodontia) alt takımından, ince yapılı ve uzun kuyruklu, ağaçlarda yaşayan, bazısı kış uykusuna yatan türlere sahip bir familya.
  • Opossum.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Keseli sıçan.

Possums ingilizcede ne demek, Possums nerede nasıl kullanılır?

Opossums : Sarig. Keseli sıçan. Opossum. Amerika keseli sıçanı.

Play possum : Yalancıktan hastalanmak. Hasta numarası yapmak. Uyuma numarası yapmak. Uyur gibi yapmak. Ölü taklidi yapmak. Ölü numarası yapmak.

Vulpine possum : Tilki kuskusu. Keseli memeliler (marsupialia) takımının, kuskusgiller (phalangeridae) familyasından, 60 cm kadar uzunlukta, 45 cm kadar uzunlukta kalın ve fırça biçiminde bir kuyruğu olan, uzun bacaklı, kürkü beğenilen, avustralya'da ağaçlarda yaşayan bir tür.

Possum : Avustralya keseli sıçanı. Keseli sıçan. Opossum.

Common opossum : Keseli memeliler (marsupialia) takımının, keseli sıçangiller (didelphydae) familyasından, 56 cm kadar uzunlukta, 38 cm kadar kuyruğu olan, ak ve kara karışık renkli, eti sarımsak gibi kokan, kuzey amerika'da ormanlarda yaşayan bir tür. Opossum.

Posse : Takım. Birlik. Ekip. Heyet. Sakçı müfrezesi. Yakın arkadaş grubu.

 

Possesseur : İyesi kendisi olsun olmasın bir malı kullanmakta olan kişi, elde tutan, eldeci. Elmen.

Posses : Atmak. Birlik. İtmek. Takım. Heyet.

Poss : Atmak. İtmek.

Possesses : Tutmak. Sahip olmak. Elinden tutmak. Elinde bulunmak. Elinde bulundurmak. Haiz olmak. Kurcalamak (zihin). -si olmak. Etkilemek. Egemen olmak.

İngilizce Possums Türkçe anlamı, Possums eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Possums ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Opossums : Sarig. Amerika keseli sıçanı.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Common opossum : Keseli memeliler (marsupialia) takımının, keseli sıçangiller (didelphydae) familyasından, 56 cm kadar uzunlukta, 38 cm kadar kuyruğu olan, ak ve kara karışık renkli, eti sarımsak gibi kokan, kuzey amerika'da ormanlarda yaşayan bir tür.

 

Prepossess : Gönlünü çelmek. Cezbetmek. Etkilemek. Meşgul etmek. Olumlu bir şekilde etkilemek. Kafasına takılmak. Aklını çelmek. Aklını kurcalamak. Zihnini meşgul etmek. Çekmek.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

Possums synonyms : possum, abiotic environment, feature, abiotic factor, own, a chromosome, a protein, opossum, a cells, abductor muscle, have, acacia, aardvark, abacus bodies, exhibit, a cell.

Possums zıt anlamlı kelimeler, Possums kelime anlamı

Lack : Yoksun kalmak. -sizlik. Olmamak. Olmayış. -e sahip olmamak. İhtiyacı olmak. Yokluk. Eksik olmak. -den yoksun olmak. -sizlik çekmek.