Power factor türkçesi Power factor nedir

  • Kosinüs.
  • Takat katsayısı.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Bir wattölçer ile ölçülen gerçek gücün, bir voltölçer ve akımölçer ile ölçülen sayıların çarpımıyla bulunan görünür güce oranı.
  • Güç faktörü.
  • Güç çarpanı.
  • Güç katsayısı.

Power factor ingilizcede ne demek, Power factor nerede nasıl kullanılır?

Power : Yetke. Vekaletname. Mat.kuvvet. Tesir. Bir bireyin, bir toplumsal kümenin, bir toplumun başka birey, küme ya da toplumları egemenliği, baskısı ve denetimi altına alma, özgürlüklerine karışma ve onları beli biçimlerde davranmaya zorlama yetkisi ya da yeteneği. Kudret. Yapma gücü. Birim zamanda yapılan işin niceliği ile ölçülen iş yapabilme yeteneği. Otorite. Güç.

Factor : Aracı kuruluş. Etken. Birlikte ya da ayrı ayrı etkisini gösteren ve belli bir sonuca götüren güçlerden, koşullardan her biri. zeka ölçümünde, uygulanan iki ya da daha çok sayıda testten elde edilen sonucu belirleyen ve etkileyen böylece ayrı test puanları arasında bağlılaşma sağlayan varsayımsal özellik, yetenek ya da yetenek öğelerinden biri. Neden. Eleman. Karmaşık bir yapı içinde örgütlenmiş olan oluşumların temel bileşenleri sayılan ve çeşitli ölçerlerle elde edilen ölçümlerin aralarında bağıntılı olmasını sağladığı tasarlanan ana öğelerden her biri. bk. etken çözümlemesi. Değişken. Faktör. etken. Kahya. Hayvan beslemede, bir vitamin, mineral veya diğer bir besin maddesi veya besin maddesi olmayan, genellikle hayvanın büyümesi veya döl verimi üzerine etkili olan, tanımlanmış veya henüz tanımlanmamış bulunan madde. istatistiksel çalışmalarda, kategorik değişken ve nitel özelliğe sahip değişken, etmen.

 

Dielectric power factor : Dielektrik güç faktörü.

Geographic power factors : Coğrafi güç faktörleri.

Power amp : Güç yükselteci. Ön yükselteç devresinden gelen sinyalleri hoparlörlerden duyulabilecek şekilde kuvvetlendiren devre. Güç amfisi.

Power amplifier : Elektriksel iletişimde, çizgisel olmayan bir, etki ile istenen bir güç çıktısı vermek üzere tasarlanmış eksiciksel düzenek. Güç amplifikatörü. Güç yükselteci. Amplifikatör. Güç arttırıcı.

İngilizce Power factor Türkçe anlamı, Power factor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Power factor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abcoulomb : Abkulon. Saltık coulomb. Cgs sisteminin elektromanyetik birimi. On kulon. Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi.

Acoustic absorptivity : Ses emiciliği. Ses emiciliği katsayısı. Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı. Ses soğurganlığı.

Cosine : Cos fonksiyonu. Avrupalı araştırma kuruluşları arasındaki bağlantıyı sağlamak üzere açık iletişim ağları kullanımını arttıran avrupa programı. Eşdikmelik. Cooperation for osı ın europe (avrupa osı işbirliği).

Absorptiometer : Absorbsiyometre. Soğurma cihazı. Soğurum ölçmek için kullanılan alet. Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt. Soğurumölçer.

 

Absorptivity : Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Emme kapasitesi. Yutma katsayısı. Emebilirlik. Soğurma katsayısı. Emicilik. Soğurganlık. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Soğurabilirlik.

Absolute magnitude : Mutlak büyüklük. Saltık büyüklük. 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü.

Absorption band : Soğurum kuşağı. Soğurma bandı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak. Absorpsiyon bandı.

Abampere : 10 amper birim. 10 ampere eşit akım birimi. Saltık ampere. On amper. Saltık birim dizgesindeki elektrik akımı yeğinliği birimi. On amperlik çıngı cereyan birimi.

Absolute units : Salt birimler. Temel kütle. Saltık birimler. Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi.

Accumulation coefficient : Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı. Birikim katsayısı.

Power factor synonyms : accelerometer, power coefficient, acoustic feedback, abnormal reflection, absorption edge, absolute concentration, absolute zero, absorption loss, cosines.