Precises türkçesi Precises nedir

Precises ingilizcede ne demek, Precises nerede nasıl kullanılır?

Precise measure : Bir boyut üzerindeki en küçük ayrımları sayıyla dile getirebilecek nicelik ve duyarlıkta olan ya da iki ölçek konumunun aralığını bir başka konuma yer veremeyecek değin daraltan ölçüm. İnce ölçüm.

Precise voice : Ölçülü ses. Yeğinlik yönünden bir sesin ölçülü olması.

Precise : Hassas. Belirli. Titizlikle yapılmış (iş). Doğru. Dakik. Tamam. Titiz. Açık. Titiz (kimse). Kusursuz.

Precised : Hülasa. Özet. Hulasa. Özetlemek. Öz.

Precisely : Açık olarak. Tam. Belli. Elbette. Tam olarak. Tamam. Kusursuz olarak. Tıkır tıkır. Kesinlikle. Çok düzenli.

More precisely : Daha iyi ifadeyle. Daha iyi anlatmak gerekirse. Daha doğrusu.

Precis : Hülasa. Özet. Öz. Özetlemek. Hulasa. Hulasaözet.

Imprecisely : Tam isabetli olmayan bir şekilde. Özensiz bir biçimde. Kesin olmayarak. Gevşekçe. Tam doğru olmayan bir şekilde. Kesin olmayan bir şekilde. Dikkatsiz bir şekilde.

Impreciseness : Kesin olmama. Tam doğru olmama. Tam isabetli olmama. Gevşeklik.

Precision : Kesinlik. Dikkatlilik. Duyarlılık. Bilgisayar, bilişim, ekonomi, fizik, uzay alanlarında kullanılır. Bir niceliğin sayısal değerinin aslına tam uygun olması. Belginlik. Bir veriler öbeğinin, ortalama değerinden sapmaları için bir ölçü oluşturan salt ya da bağıl yanılgı ile belirlenen duyarlık kertesi. Dakiklik. Tamlık. Sıhhat.

 

İngilizce Precises Türkçe anlamı, Precises eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Precises ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Briefer : Kısa ve öz. Kısa. Daha kısa. Özlü.

Compress : Basınç yapmak. Kompres. Kısaltmak. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Basmak. Birkaç sözcükle anlatmak. Yara veya şiş ve yangıların tedavisinde kullanılan yumuşak ve çoğunlukla sıcak veya soğuk ıslak bez. Sıkıştırmak. Kompres yapmak.

Microscopic : Minilgörü. Ufakölçekte. Çok ufak. Çok küçük, yalnız minigözlerle görülüp ölçülebilen (özdek). Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çok küçük boyutlarda, özdeciksel çaptaki olaylara ilişkin. Mini ölçekte. Mikroskopik. Mikroskobik. Mikroölçekli.

Breviate : Kısa mektup (arkaik). Kısa harf.

Docket : Gündem. Fiş. Bekleyen davalar listesine kaydetmek. Listeye kaydetmek. Yaftalamak. Adres etiketi. Karar defteri. Etiketlemek. İş listesi.

Distillates : Damıtıklar. Damıtılmış sıvı.

Abridges : Kısmak. Azaltmak. Mahrum etmek. Kesmek. Kısaltmak. Tenkis etmek. Kısaltmak (yazılı bir eseri).

Distillation : Anafikir. Distilasyon. Ana fikir. Ham protein analiz yönteminin ikinci basamağı. bir sıvıyı önce buhar durumuna getirme ve daha sonra soğutarak yeniden sıvı haline getirerek temizleme. İmbikten çekme. Damıtık madde. Saflaştırma. Damıtım. Damıtma.

Compact : Anlaşma. Küçük otomobil. Sık. Özlü. Pudralık. Anlaşmak. Anlaşma yapmak. Pudriyer. Pekiştirmek. Yoğun.

 

In short : Velhasıl. Kısacası. Velhasıl kelam. Açıkçası. Uzun lafın kısası. Özetleyecek olursak. Kısaca. Özetlersek. Muhtasar olarak.

Precises synonyms : on the button, boil down, briefed, in brief, accurate, synopsis, synopses, specific, apercu, on the nose, conspectus, abbreviation, hairsplitting, precising, in a word, summations, bruskest, skillful, summary, distillations, compresses, abbreviate, gists, con dense, abridging, meticulous, finespun, abridgments, content, precised, precis, docketed, nice.

Precises zıt anlamlı kelimeler, Precises kelime anlamı

Inaccurate : Hatalı. Yanlış. Kusurlu. Doğru olmayan.

Inexact : Yanlış. Tam doğru olmayan. Doğru olmayan. Hatalı. İsabetsiz. Kesin olmayan.

General : Tarikat lideri. Genel mahiyette. General. Halk. Komutan. Yalpı. Genel ilkeler. Paşa. Genel. Şef.

Precises antonyms : nonspecific, indistinct, imprecise, imprecisely, inexactly.