Hülasa nedir, Hülasa ne demek
Hülasa; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Özet, fezleke.
- Herhangi bir maddenin, alkol, eter vb. bir eritici ile ayrılmış veya başka bir yol ile elde edilmiş etkili özü

- Öz.
- (hü'la:sa) Kısaca.
"Hülasa" ile ilgili cümle örnekleri
- "Kınakına hülasası."
- "O vakit küt küt kalbim atmaya başlıyor, hülasa acayip bir vaziyet." - Y. K. Karaosmanoğlu
- "Karaciğer hülasası."
- "Bir kadınlık tarihi hülasası yapacak değiliz." - F. R. Atay
Hülasa anlamı, tanımı:
Hülasa etmek : Özetlemek.
Hülasaten : Kısaca.
Özet : Bir yazı veya sözün anlamını daha kısa ve özlü biçimde veren yazı veya söz, hülasa, fezleke, ekspoze. Filmin konusunu en kısa biçimde anlatan, bir senaryo çalışmasının ilk basamağı olan metin.
Fezleke : Özet, hülasa. Bir kararın kısaca yazılması.
Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Para, mal vb. ile ilgili şey. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Bir cismi oluşturan öge, öz. Molekül. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri.
Alkol : Her türlü alkollü içki. Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol.
Eter : Oksijenli asitlerin alkollerle birleşmesinden oluşan sıvılar. Bir tür organik yağ çözücü. Hekimlikte kullanılan, çok uçucu, renksiz ve kendine özgü kokusu olan bir sıvı, lokman ruhu.
Eritici : Bir başka maddeyi eriten, çözündüren cisim.
Etki : Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir.
Öz : "Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz. Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, zübde, ekstre. Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde. Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan. Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça. Sulak, verimli yer. Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı. Kendi, zat. İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı. Dere, çay. Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm.
Kısaca : (kısa'ca) Kısa olarak, özetle, hülasa, hülasaten. Oldukça kısa, biraz kısa.
Diğer dillerde Hülasa anlamı nedir?
İngilizce'de Hülasa ne demek? : n. summation
Almanca'da Hülasa : Quintessenz

Bu kısımda Hülasa nedir? Hülasa ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Hülasa tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Hülasa hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.