Precluded türkçesi Precluded nedir

Precluded ile ilgili cümleler

English: His lack of technical knowledge precluded him from promotion.
Turkish: Teknik bilgisinin olmayışı terfi etmesine engel oldu.

Precluded ingilizcede ne demek, Precluded nerede nasıl kullanılır?

Preclude : Meydan vermemek. Engellemek. Olanaksızlaştırmak. Alıkoymak. Önlemek. İmkansız kılmak. Önüne geçmek. Engel olmak. Menetmek. Dışarıda bırakmak.

Precludes : Engel olmak. Dışarıda bırakmak. Engellemek. Menetmek. İmkansızlaştırmak. İmkansız kılmak. Men etmek. Olanaksızlaştırmak. Önüne geçmek. Alıkoymak.

Precluding : Önüne geçmek. Alıkoymak. Önleme. Önlemek. Engellemek.

Preclusion : Engelleme. Men etme. Engel olma. Mani olma. Önüne geçme. Menetme. Alıkoyma. Önleme.

Preclusive : Engel olan. Alıkoyan. Önleyici. Engelleyici.

Precleaning : Öntemizleme.

Preclinical : Veteriner hekimlik eğitiminde klinik öncesi, hastalık görünüş ve gelişiminden önce. Preklinik. Preklinikal. Bir hastalığın klinik belirtilerinin ortaya çıkmasından önceki döneme ait. Kliniköncesi.

İngilizce Precluded Türkçe anlamı, Precluded eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Precluded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Circumvents : Tuzağa düşürmek. Açığını yakalamak. Çevresini sarmak. Savmak. Yenmek. Yana kaçmak. Atlatmak. Üstün gelmek. Yan çizmek.

Detain : İzinsiz bırakmak. Geciktirmek. Mahrum etmek. Yubatmak. Saklamak. Durdurmak. Oyalamak. Gözaltına almak.

Constrain : Zorunda bırakmak. Menetmek. Tutmak. Zorlamak. Kısıtlamak. Bağlamak. Baskı yapmak. Mecbur etmek.

Deter : Caydırmak. Vazgeçmek. Gözünü korkutup vazgeçirmek. Vazgeçirmek. Mani. Cesaret kırmak. Yıldırmak.

Bilk : Aldatmak. Hile. Borç takmak. Dubara. Dolandırmak. Kandırmak. Dolandırıcı. Ödememek.

Arrest : Hukuk, veterinerlik alanlarında kullanılır. Durma, sürekli olan hareketin veya faaliyetin durması. Arrest. Tevkif etmek. Yakalama. Çekmek. Kesmek. Yakalamak. El koymak.

Forbid : Engel olmak. Memnu kılmak. Haram etmek. Menetmek. Olanak vermemek. Yasak etmek. Yasaklamak. Men etmek.

Debar : Yoksun bırakmak. Mahrum etmek. Menetmek. Engel olmak. Yasaklamak. Mahrum bırakmak.

Bodycheck : Engelleme. (spor) karşı takım oyuncusunu engellemek için vücudu kural dışı şekilde kullanmak (özellikle de hokey ve futbolda). Perdelemek. Perdeleme.

Head off : Yol kesmek. Yönünü değiştirmek. Yolunu kesmek. Geçit vermemek. Savmak.

Precluded synonyms : make unnecessary, forefend, inception, blocks, avoided, forestall, constrains, averts, preliminary, spoil, stop, detaining, abducting, hinder, checks, averting, obviates, queer, precluding, embarrass, bar, preclude, block, prevent, cross, stymy, abducts, averted, obviating, detains, forestalling, circumvented, abduct.

Precluded zıt anlamlı kelimeler, Precluded kelime anlamı

Public : Aleni. İzleyiciler. Umumi. Otel. Herkese açık. Bilgisayar, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Herkesçe bilinen. Herkese ait. Seyirci. Ahali.

Necessitate : Zorunlu kılmak. İcap ettirmek. Lüzum göstermek. İcap etmek. Zaruri kılmak. Gerek göstermek. Gerekmek. Zorunlu hale getirmek. Gerektirmek. Gerekli kılmak.