Preclusive türkçesi Preclusive nedir
- Önleyici.
- Engelleyici.
- Engel olan.
- Alıkoyan.
Preclusive ingilizcede ne demek, Preclusive nerede nasıl kullanılır?
Preclusion : Önüne geçme. Önleme. Men etme. Engelleme. Mani olma. Engel olma. Menetme. Alıkoyma.
Preclude : Men etmek. Dışarıda bırakmak. Önüne geçmek. Engellemek. Olanaksızlaştırmak. Önlemek. Alıkoymak. İmkansızlaştırmak. İmkansız kılmak. Meydan vermemek.
Precluded : Engellemek. Alıkoymak. Önlemek. Önüne geçmek.
Precludes : Alıkoymak. Olanaksızlaştırmak. İmkansız kılmak. Engellemek. Menetmek. İmkansızlaştırmak. Önüne geçmek. Men etmek. Meydan vermemek. Engel olmak.
Precluding : Alıkoymak. Engellemek. Önlemek. Önüne geçmek. Önleme.
İngilizce Preclusive Türkçe anlamı, Preclusive eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Preclusive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Inhibiting : Bastırıcı. Zapt edici. Engelleyen. Tutan.
Crimpers : Kıvırıcı. Kablo sıkıştırıcı. Kablo ucu pensesi. Kablo ucu sıkıştırma pensesi. Kıvıran kimse veya şey.
Hamperers : Engel olan veya zorlaştıran kişi veya nesne.
Impeder : Geciktiren kimse veya şey. Engelleyen veya köstek olan kimse veya şey.
Disincentive : Vazgeçiren etmen. Engelleyici faktör. Caydırıcı faktör. Caydırıcı. Mani. Engel. Köstekleyici.
Retentive : Alıkoyucu. Sızdırmayan (sıvıyı). Unutmayan. Kuvvetli (hafıza). Tutan (sıvıyı). Tutan. Hatırda iyi tutan. Suyu tutan. Bırakmayan.
Hurdlers : Engelli koşu yarışçısı. Engelli koşucusu. Engelli koşuya katılan yarışmacı. Maniacı. Engelci. Engelli yarış binicisi.
Crimper : Kablo ucu sıkıştırma pensesi. Kıvıran kimse veya şey. Kıvırıcı. Kablo sıkıştırıcı. Kablo ucu pensesi.
Frustrating : Moral bozucu. Boşuna. Sinir bozucu. Faydasız. Engelleyen. Boşa çıkaran. Boşa çıkarma. İşi bozan. Asap bozucu.
Impeders : Geciktiren kimse veya şey. Engelleyen veya köstek olan kimse veya şey.
Preclusive synonyms : interceptive, withholder, impedient, preventives, disruptiveness, damper, hurdler, deterrent, inhibitive, hamperer, frustrative, obviating, hampering, deterrents, obstructive, preventive, inhibitory, blockers, preventative, withholders, inhibitors, hindering, retaining, impeditive, blocker, inhibitor.
Preclusive zıt anlamlı kelimeler, Preclusive kelime anlamı
Permissive : Müsamahakar. İsteğe bağlı. Liberal. Seçmeli. Fazla müsamahakar. Serbest. Hoşgörülü. İzin veren. Aşırı hoşgörülü. Aşırı müsaadekar.
Preclusive ingilizce tanımı, definition of Preclusive
Preclusive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hindering. Precluding, or tending to preclude. Shutting out.

Bu kısımda Preclusive kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Preclusive ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Preclusive anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Preclusive ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.