Predestining türkçesi Predestining nedir

  • Geleceğini belirlemek.
  • Takdir etmek.
  • Alnına yazmak.
  • Nasip etmek.
  • Kaderini belirlemek.
  • Önceden tayin etmek (yaşarken başına gelecekleri).

Predestining ingilizcede ne demek, Predestining nerede nasıl kullanılır?

Predestinarian : Kaderci.

Predestinarianism : Kadercilik.

Predestinate : Kaderini belirlemek. Takdir etmek. Önceden nasip etmek. Kaderini önceden belirlemek. Kısmet olan. Alnına yazmak. Nasip etmek.

Predestinated : Önceden nasip etmek. Kısmet olan. Alnına yazmak. Kaderini belirlemek. Takdir etmek. Nasip etmek.

Predestinates : Kaderini belirlemek. Takdir etmek. Önceden nasip etmek. Alnına yazmak. Kısmet olan. Nasip etmek.

Predestine : Kaderini belirlemek. Takdir etmek. Geleceğini belirlemek. Nasip etmek. Alnına yazmak. Yazgısını önceden belirlemek. Önceden tayin etmek (yaşarken başına gelecekleri).

Predestines : Takdir etmek. Geleceğini belirlemek. Kaderini belirlemek. Önceden tayin etmek (yaşarken başına gelecekleri). Nasip etmek. Alnına yazmak.

Predestination : Kaza. Takdiri ilahi. Alınyazısı. Alın yazısı. Allah tarafından kulun cennete veya cehenneme gideceğini doğmadan önce tayin etmesi. Allahın kişinin hayatıyla ilgili her şeyi önceden tayin etmesi. Alınyazısına inanma. Allah'ın takdiri. Kısmet. Takdir.

Predestinating : Kısmet olan. Nasip etmek. Alnına yazmak. Önceden nasip etmek. Kaderini belirlemek. Takdir etmek.

 

Predestined : Mukadder. Önceden adanmış. Kaderi önceden belirmiş. Yazgılı. Kaderini çizilmiş.

İngilizce Predestining Türkçe anlamı, Predestining eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Predestining ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Esteem : Kanı. İtibar. Düşünmek. Saygınlık. Saygı duymak. Saygı göstermek. Saygı. Rağbet. İnanmak.

Esteeming : İnanmak. Addetmek. Değer vermek. Saygı duymak. İtibar etme. Kanısında olmak.

Destines : Yöneltmek. Önceden belirlemek. Kaderinde olmak. Ayırmak. Geleceğini önceden belirlemek. Kaderini önceden belirlemek.

Grant : Burs. Devir. Teslim etmek. Bağışlamak. Nasip. Vermek. Hibe etmek. Bağış. Tahsisat.

Destining : Önceden belirlemek. Kaderinde olmak. Kaderini önceden belirlemek. Yöneltmek. Geleceğini önceden belirlemek. Ayırmak.

Appreciate : Farkında olmak. Kıymetini bilmek. Beğenmek. Değerlendirmek. Zevk almak. Fiyatını yükseltmek. Değerini artırmak. Değer biçmek. Kavramak. Değer kazanmak.

Estimate : Tahmin etmek. Takdir. Düşünce. Teklif. Hüküm vermek. Hesap. Oranlamak. Kestirmek. Biçmek. İşi kabul etme.

Appreciated : Değerlendirmek. Değerini artırmak. Minnettar olmak. Değeri anlaşılmış. Anlamak. Değerini bilmek. Teşekkür borçlu olmak. Değer vermek. Değer biçmek.

Predestinate : Kaderini önceden belirlemek. Kısmet olan. Önceden nasip etmek.

Predestining synonyms : predestines, applauds, applauding, estimates, foreordain, ordains, foreordinate, commend, estimating, foreordains, applaud, foreordaining, give credit to, predestinates, appreciates, predestine, predestinating, destine, ordaining, destine to, ordain, predestinated, admire, admires.