Esteeming türkçesi Esteeming nedir

Esteeming ingilizcede ne demek, Esteeming nerede nasıl kullanılır?

Hold in esteem : Saygı göstermek. Hürmet etmek. Beğenmek. Çok beğenmek. Hayran kalmak. Hayran olmak. Saymak. Sevgi beslemek. Adam yerine koymak. Takdir etmek.

Hold in high esteem : Büyük saygı göstermek. Büyük sevgi beslemek. El üstünde tutmak. Saygı göstermek. Çok beğenmek. Baş tacı etmek. Hürmet etmek. Hayran kalmak. Hayran olmak. Beğenmek.

In affection and esteem : Sevgi ve hürmetle. İçten duygularla (bir mektubun sıcaklık ve dostanelik içeren kapanış sözleri). Sevgilerimle. Sevgi ve saygıyla. Saygılarımla.

Self esteem : Kendini beğenme. Benbencilik.

Esteem : İtibar. Saygı. Değer vermek. Takdir etmek. Saygı duymak. İnanmak. Saygınlık. Saygı göstermek. Kanı. Sanı.

Be esteemed : Rağbette olmak. Değer verilmek. Addedilmek.

Esteemed : Hatırı sayılır. Saygıdeğer. İtibarlı. Muazzez. Muteber. Şerefli. Saygın. Sayın.

Vestee : Göğüslük. Önlük. Gömleğin ön kısmı biçiminde düzenlenmiş olan ve ceket veya hırka altına giyilen dekoratif giysi.

Testee : Sınava alınan insan. Denek. Sınanan. Sınava giren. Sınava giren kimse. Test edilen. Test edilen insan.

Disesteem : Saymamak. Hor görmek. İtibar etmemek. Saygısızlık etmek. İtibarsızlık.

 

İngilizce Esteeming Türkçe anlamı, Esteeming eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Esteeming ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Considers : Düşünmek. Fikrinde olmak. Göz önünde bulundurmak. Dikkate almak. Görmek. Göz önünde tutar. Hesaba katmak. Saymak. Göz önünde tutmak.

Presume : Tahmin etmek. Farz etmek. Cüret etmek. Saymak. Varsaymak. Haddini bilmemek. Yeltenmek. Haddini aşmak. İhtimal vermek.

Prize : Oyun kuramında oyuncuların seçtikleri seçenekler ve gerçekleşecek olaylara bağlı olarak elde edecekleri kazanç ve/veya kayıplar. Tam. Kazanmalık. Ödüle layık. Madalyalı. Kanırtmak. Ödül olarak verilen. -e çok değer vermek. Futbol, iktisat alanlarında kullanılır.

Ostensible : Göze batan. Gerçek olmayan. Görünen. Görünürdeki. Gösterilebilir. Göze çarpan. Görünüşte. Sözde. Göstermelik. Görünüşteki.

Presumes : Cüret etmek. Farzetmek. Kalkmak. Haddini bilmemek. Haddini aşmak. Kabul etmek. Tahmin etmek. Varsaymak. Farz etmek. Yeltenmek.

Apprized : Değer biçmek. Değerini yükseltmek. Haber vermek. Söylemek. (eski kullanım) tahmin etmek. Fiyat saptamak. Haberdar etmek. Bildirmek. Bilgi vermek.

Buys : Satın alma gücü olmak. Yutmak. Satın almak. Rüşvetle elde etmek. Pahasına elde etmek. Kiralamak. Almak.

Guidance : İşaret. Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. İdare etme. Öğüt. Kılavuzluk. Sevketme. Rehberlik. Kılavuz. İdare. Yardım.

Appreciate : Zevk almak. Değer kazanmak. Değerini artırmak. Anlamak. Değerlendirmek. Değeri artmak. Değerini bilmek. Kavramak. Minnettar olmak.

 

Be of the opinion that : Kanısına varmak. Düşüncesinde olmak. -ması kanısına varmak. -duğu kanısında olmak. Belirli bir fikir edinmek.

Esteeming synonyms : be sold on, assume, deem, rates, set store by, assumes, applauding, estimates, believed, consider, respect, have a high opinion of, bend to, superficial, cherish, estimating, look up, admire, look up to, direction, estimate, commend, attach credence, have at heart, come to believe, apparent, reckon, apprizes, esteem, bend towards, esteems, accredit, buy.

Esteeming zıt anlamlı kelimeler, Esteeming kelime anlamı

Profound : Adamakıllı. İçe işleyen. İçten. Bilge. Etkili. İçine işleyen. Etkileyici. Şiddetli. Bilgili. Derin.

Dry : Susuz. Susamış. Kurulamak. Kurak, tuzlu, tarıma elverişsiz topraklarla ilgili nitelik. Kart. İçki karşıtı. Kurumuş. Kuru. Sütten kesilmek.